(506 S. K. m. 41) (1475 S. K. m. 79)
Davacı, hastalanan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir. Mahkeme isteği hüküm altına almıştır. Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğini süresi olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
YARGITAY KARARI
506 sayılı SSK.nun 41. maddesi uyarınca, işverenin sağlık raporu almakla yükümlü tutulmasının amacı, sigortalının bünyesine uygun işte çalıştırılmasını sağlamak, bünyesine elverişli olmayan işlerde çalıştırılmasını engellemektedir. Sigortalı, .... Pamuklu Dokuma Fabrikasının sulzer tezgahında dokuma işçisidir. Pamuklu dokuma işyerlerinin özeliği, buralarda işe girecek işçilerin akciğerlerini sağlam olup olmadığının araştırılmasına özen gösterilmesini gerektirir.
Olayda işveren bu konuda uzman bir kuruluş olan Verem Savaş Dispanseri Baştabipliğinden skopide yaptırılarak sigortalının "akciğerlerinin sağlam olduğuna" ve bundan başka Hükümet Tabipliğinden "sağlam ve işçi olarak çalışabileceğine" dair rapor aldıktan sonra işçiyi işe kabul etmiş olduğuna göre, 506 sayılı Kanunun 41. maddesine aykırı olarak "rapora dayanılmaksızın" veya "rapora aykırı" olarak sigortalıyı bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırmış sayılamaz.
Öte yandan 1475 sayılı Kanunun 79. maddesinde rapor alınacak kurumlar bakımından yapılan sıralamada tıp ilminin özel bir dalı olan işçi sağlığı branşına ilk derecelerde yer verilmesi uzmanlık düşüncesinin ön planda tutulmasından kaynaklanmaktadır. Bu olayda işçi sağlığı açısından, akciğerlerin durumu önem taşıdığına ve bu yön uzman bir kuruluş olan Verim Savaş Dispanseri Başhekimliğinden alınan bir rapor yerine getirildiğine nazaran 79. maddedeki uzmanlık ilkesine uyulmuş ve işveren gerekli özeni göstermiş sayılmalıdır.
Kaldı ki işveren rapor tarihinde işyerinde işyeri hekimi ve Adanada işçi sağlığı dispanseri bulunmadığından Verem Savaş Dispanserinden rapor aldığına ve sıraya uyduğuna ilişkin savının aksi de kanıtlanmamıştır.
O halde olayda 506 sayılı Kanunun 41. maddesindeki koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usule ve kanuna aykırıdır ve davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadeine 17/03/1981 gününde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy