(818 S.K. m.55)
Dava: Davacı, trafik kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasa dayanağı, 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 50 ve Borçlar kanununun 55. maddeleridir. Bu durumda, dava, 6085 sayılı kanun gereğince iki yıllık zamanaşımına tabidir. Diğer taraftan, sigorta olayının meydana geldiği tarih gözönünde tutulduğunda, 3165 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilen 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 63. maddesinin ve buna bağlı olarak da anılan Kanunda öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin bu davada uygulanamayacağı yönü söz götürmez. Öbür yandan, davalı yasal süre içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Hal böyle olunca, mahkemece bu yönler üzerinde durulup, alacağın zamanaşımına uğrayan kesimlerinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmak, zamanaşımına uğrayan kesim ayıklanıp, bu kısma ilişkin dava reddolunmak ve zamanaşımına uğramayan kesim ise, gelirin onay tarihi saptanarak faiz başlangıcı buna göre belirlenmek suretiyle hüküm altına alınması gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş bulunması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ve temyiz peşin harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Üye Cahit Kadılar'ın muhalefetine karşı Başkan Servet Çolakoğlu, Üye Teoman Ozanoğlu, Orhan Yalçınkaya ve Yılmaz Darendelioğlu'nun aylarıyla ve oyçokluğuyla 14.4.1986 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Meeni Kanun ve Ticaret Kanununun tatbik şeklini gösteren Kanunların 3 maddesine göre "Kanunun tarafeynin arzu ve iradesini nazarı itibare almaksızın tanzim ettiği muameleler ve münasebetler yeni kanunun neşrinden evvel vuku bulmuş olsa bile meriyetinden itibaren yeni kanuna tabi olurlar" öğretiye göre, bu kural, kazanılmış hakların ihlal edilemeyeceği ana kuralının üç istisnasından birini teşkil etmektedir. Sosyal güvenlik mevzuatında kanunların zaman içinde tatbik şeklinin gösterir ve genel nitelikte hükümler bulunmadığından -özel bir yürürlük maddesi bulunmadığı hallerde- özel hukuk sahasında bulunan hükümler kıyas yolu ile sosyal güvenlik hukukunda da uygulanabilecei ortadadır. Zamanaşımı süresinin yeni kanunla artırılmasının, anılan 3. madde şumulüne girdiği konusu ise öğretide tartışmasızdır.
Bir kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kesin bir şekilde elde edilmiş olan haklara kazanılmış hak denilmektedir. 3165 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 22.3.1985 tarihinde kesin şekilde elde edilmiş bir hak söz konusu değildir. Bu nedenle dava tarihine kadar eski Trafik Kanunun 50. maddesinde yazılı iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahsedilemez.
3165 sayılı Kanunla değişik 1479 sayılı Kanunun 63/son ve 70. maddeleri gereğince dava 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan kararın onanması oyundayım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy