(1479 S. K. m. 24, 25, 26) (506 S. K. m. 2, 3/1, 60) (2829 S. K. m. 8/1)
Dava: Davacı, murisleri Hamit'in 4.4.1991 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalığının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacıların murisleri Hamit'in, 1.1.1960-30.8.1962 tarihleri arasında Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi hizmeti bulunduğu, 1971 tarihinden 1991 tarihine kadar zahire alım satımı, tornacılık, kamyon taşımacılığı gibi işlerde kendi nam ve hesabına çalışmasından ötürü Bağ-Kur'a tescilli zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu, Bağ-Kur'daki kaydı ile meslek odası kaydı ve kamyon işletmeciliğinden vergi mükellefiyetinin devam ettiği, ancak 4.4.1991 tarihinde H.... A.Ş. işvereni tarafından Marmaris Liman İşletmesi Bina ve Yardımcı Tesisatın İnşaatında çalışmaya başladığına ilişkin bir işe giriş bildirgesi verildiği ve buradan 176 gün prim ödediği, 1.10.1991-30.4.1992 döneminde de aynı işverenin inşaat makineleri hafriyat ve nakliyat işinde çalıştığının bildirildiği ve primlerin ödendiği, Hamit 26.5.1992 tarihinde ölünce davacıların 4.4.1991-30.4.1992 dönemine ilişkin sigorta kayıtları ve prim ödemelerine istinaden, Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan ölüm aylığı bağlanmasını sağlamak için işbu davayı açarak, 4.4.1991-26.5.1992 dönemine ilişkin Bağ-Kur sigortalılığının iptalini istedikleri, mahkemenin davayı kabul ettiği, hükmü, davalı Bağ-Kur'un temyiz ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Hamit, 26.5.1992 tarihinde öldüğüne göre, 2829 sayılı Kanunun 8/2. maddesi uyarınca hak sahiplerine müteveffanın hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olacağı Kurum'ca kendi mevzuatına göre aylık bağlanabileceğinden davacıların bu sonuca ulaşmak amacıyla işbu tespit davasını açmakta hukuki yararları var ise de, muris Hamit 1971'den bu yana zorunlu Bağ-Kur sigortalısıdır. Bağ-Kur'daki kaydı devam ettiği gibi bu sigortalılığın dayanaklarından olan vergi mükellefiyeti ve meslek odası kaydı da devam etmektedir. Vergi Dairesi tarafından 21 ..... 173 plakalı kamyon faaliyetinin sürdürüldüğü de bildirilmiştir. Nakliyecilikten dolayı vergi mükellefiyeti 1.7.1986'da tesis edileliden beri vergi dairesine herhangi bir gelir bildirilmediği, hatta 1986-1987 döneminde re'sen tarh ve tahakkuk ettirilen vergi borçlarını da ödemediği, 5.5.1995 ve 22.8.1995 tarihli Defterdarlık yazılarında ifade etmiştir. Davacılar Hamit'in 4.4.1991 tarihine kadar Bağ-Kur'lu olduğunu kendileri de kabul ettiklerine göre, adı geçenin Bağ-Kur'lu olmasına rağmen vergi idaresine beyanname vermediği, vergi ödemediği, vergi kaçakçılığı kaptığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Bağ-Kur'lu olmadığının tespit edilmesi istenilen 4.4.1991-30.4.1992 döneminde muhtasar beyanname vermemiş ve vergi ödememiş olması, bu dönemde kendi nam ve hesabına çalışmadığını kanıtlamaz. Aksine, Hamit'in 4.4.1991'den öncesinde olduğu gibi, sonrasında da kazancını vergi idaresinden sakladığını gösterir.
Hamit'in, 4.4.1991-30.4.1992'de H..... A.Ş. tarafından sigortalı gösterilmesi kendisini hemen sigortalı yapmaz. 506 sayılı Kanun m. 2 ve 3/I-F, K ve Bağ-Kur Kanunu m. 24/1-2 çevresinde durumun araştırılması gerekir.
Hamit'in 4.4.1991'den önce Bağ-Kur sigortalısı olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığına göre, Bağ-Kur sigortalılığının terk edildiğinin kanıtlanması gerekir. Sosyal sigorta kayıtları, tek başına bunu kanıtlamaz. Hamit'in kendi nam ve hesabına çalışmasını bıraktığı sabit olmalıdır. Vergi, dernek, Bağ-Kur kayıtları devam etmektedir. Vergi mükellefiyetinin tesisine esas olan 21 ..... 173 plakalı kamyon faaliyetinin devam ettiği ve vergi kaçaklarının bile ödenmediği bildirilmiştir. Bu durumda, davacıların murislerinin anılan dönemde Bağ-Kur'lu olduklarına ilişik delil ve karineler etkisini sürdürmektedir. Öte yandan, davacı vekili 20.12.1994 tarihli oturumda "Başka delil ibraz etmeyeceği, tanık listesi vermeyeceğiz" demiştir. Bu durumda ekonomik yaşamını o dönemde kendi nam ve hesabına çalışarak Bağ-Kur'lu olarak sürdürdüğü konusundaki delil ve karinelerin aksi kanıtlanmış sayılamaz.
Öte yandan, 4.4.1991'den önce, nakliyeci, zahireci, tornacı olan bir kişinin, o tarihten sonra Marmaris'te liman işletmesi binası inşaatında, inşaat işçisi olarak çalıştığının Sosyal Sigortalar Kurumu'na bildirilmesine inandırıcı görülmediği gibi bir an için öyle kabul edilse bile kamyon işletmeciliği devam ettiğine göre hizmet akdine dayandığı farz edilen çalışmanın, 506 sayılı Kanun m. 3/1-F, K ve Bağ-Kur K. m. 24/1-2 gereğince 506 sayılı Kanuna tabi sigortalı bir çalışma sayılması olanaksızdır.
Hal böyle olunca, müteveffa Hamit'in sağlığında kurumlar arasındaki aylık farkından ötürü 2829 sayılı Kanun m. 8/1'e göre Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan emekli olmayı amaçladığı, oradaki sürelerin oluşmasından önce ölünce hak sahiplerinin de Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan ölüm aylığı alabilmek için Bağ-Kur kaydının terkinini istedikleri sonucuna varılmaktadır.
İşbu fiili ve hukuki gerekçeler gözetilmeden davanın reddi yerine kabulü yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde, davalı Kurum'un temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.11.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy