(506 S. K. m. 19, 26)
Dava: Davacı, işkazasında malül kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Zararlandırıcı sigorta olayı 24.2.1987 tarihinde meydana gelmiş, 1988 yılında Kurumun sağlık tesislerinden alınan çeşitli raporlarda, sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 100 olduğuna ve ayrıca başkasının bakımına ve yardımına muhtaç olduğu belirtilmiştir. İtiraz üzerine Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan raporda sigortalının bu olayda meslekte kazanma gücünü en az 2/3 oranında kaybettiği belirtilmiş ve başkasının yardım ve bakımına muhtaç olup olmadığı açıklanmamıştır. Böyle olunca da, meslekte kazanma güç kaybı oranını kesin olarak belirlemeyen ve sigortalının başkasının yardım ve bakımına muhtaç olup olmadığı konusunda görüş bildirmeyen bu tür bir raporun hükme esas tutulamayacağı tartışmasızdır.
Ancak hak sahibi dosyasındaki bu safahata rağmen, sigortalının 2/3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği kabul edilerek bu olanda maddi tazminata hükmedilmiştir. İşbu rücu davasında ise Kurum % 100 oranını ve başkasının yardım ve bakımına muhtaç olduğu olgusunu gözeterek bağladığı gelirin tahsilini istemektedir. Mahkemece ise hak sahibi dosyasındaki 2/3 oranına göre düzenlettirdiği hesap raporu esas alınmıştır. Meslekte kazanma güç kaybı oranının rücu alacağının özüne etkili bir konu olması nedeniyle ve yargılamanın her safhasında incelenebilir nitelikte olmasından ötürü yukarıda açıklanan raporlar arasındaki çelişki yöntemince giderilmeden ve özellikle Sosyal sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulundan düşünce sorulmadan ve ona da itiraz edilmesi halinde Adli Tıp Genel Kurulu ya da Üniversitelerin, Tıp Fakülteleri ilgili konseylerinden rapor alınmadan 2/3 oranında meslekte kazanma güç kaybını esas alan hesap raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli sayılamaz.
Bu durumda mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş bulunması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.04.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy