(3201 S. K. m. 3, 6/B)
Dava: Davacı, yaşlılık aylığının iptaline dair Kurum işleminin iptaliyle 1.2.1993 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, yurt dışında çalışmakta iken Federal Almanya'daki çalışmasına son verip yurda kesin dönüş yaptığını ve Almanya'daki çalışmalarını borçlandığını, borçlanma sonucunda Kurumun kendisine 1.2.1993 tarihinde yaşlılık aylığı bağladığını, aylıklarını Kurumdan almaya devam ederken 1.2.1993-30.6.1995 tarihleri arasında Federal Almanya sosyal Güvenlik Kuruluşundan işsizlik sigortası aylığı alması nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığını kestiğini, asıl işini bıraktığı için işsizlik sigortasından aylık almasının kesin dönüş yaptığı gerçeğini engellemeyeceğini öne sürmüş, 1.2.1993 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, ve Kurumun iptal kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum, davacının Kuruma verdiği dilekçede 24.12.1992 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığını bildirmesi ve yurt dışındaki çalışmalarını borçlanmak istemesi ve ardından da yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmesi üzerine 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanma isteğinin kabul edildiğini, ardından kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, Almanya ile yapılan yazışma sonucunda davacının 23.12.1992 tarihine kadar Almanya'da çalıştığını bu tarihte işinden ayrılarak 24.12.1992-31.3.1993 tarihleri arasında işsizlik sigortasından aylık aldığını keza1.4.1993-30.6.1993 tarihleri arasında Almanya'da yeniden çalıştığının anlaşıldığını öne sürmüş,bu durumda davacının yurda kesin dönüş yapmış sayılamayacağını iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Şu hale göre tarafların iddia ve savunmalarından davacının Almanya'da çalıştığı işyerinden 23.12.1992 tarihinde ayrıldığı 24.12.1992-31.3.1993 tarihleri arasında Almanya'da işsizlik sigortasından aylık aldığı, 1.4.1993-30.6.1993 tarihleri arasında Almanya'da fiilen çalıştığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı, Kuruma verdiği 30.12,1992 tarihli dilekçesinde 24.12.1992 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığını tarihsiz diğer bir dilekçesinde ise 30.11.1992 tarihinde dönüş yaptığını beyan etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kesin dönüş tarihini de kapsayacak şekilde Almanyadan işsizlik sigortası aylığı alan kimsenin kesin dönüş yapmış sayılıp sayılamayacağı gerçekten davacının yurda kesin dönüş yapıp yapmadığı noktası üzerinde toplanmaktadır.
Öncelikle kesin dönüşün saptanması bakımından davacının pasaportunun aslı celbedilerek incelenmeli, pasaportunda birden ziyade giriş-çıkış varsa bunlar irdelenmeli gerektiğinde giriş yaptığı gümrük kapısından sorularak davacının 24.12.1992 tarihinde mi yoksa 30.11.1992 tarihinde mi yoksa başka bir tarihte mi yurda giriş yaptığı, hiç mi giriş yapmadığı tespit edilmeli, davacının işsizlik sigortası aylığı almasına rağmen kesin dönüş iddiasının dayanakları araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı ve deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir.
Federal Almanyadan işsizlik sigortasından aylık alan sigortalının yurda kesin dönüş yapmamış sayılacağı olgusunun kabulü her zaman geçerli değildir. Zira sigortalı işsizlik sigortasından aylık almasına karşın kesin dönüş yapabileceği gibi, yapmayabilirde.
Kuşkusuz sonuca gidilirken şu husus üzerinde önemle durulmalıdır. Bilindiği gibi 3201 sayılı Yasanın 3 üncü maddesine göre yurt dışında geçen çalışmaların borçlanılabilmesi için yurda kesin dönüş yapmak şarttır. Yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda şayet davacının borçlanma tarihinde yurda kesin dönüş yaptığı sonucuna varıldığı takdirde dava şimdiki gibi kabul edilecektir. Kesin dönüşten sonra Almanya'ya yeniden giriş yapmak aylığının iptalini gerektirmez.
Ancak davacı 1.4.1993-30.6.1993 tarihleri arasında yurt dışında çalıştığı anlaşıldığına göre bu durumda 3201 sayılı Yasanın madde 6-B hükmünün uygulanması gerekecektir. Bu maddeye göre yurt dışında çalışan sigortalının aylığı kesilmekte işini bıraktıktan sonra aylık yeniden bağlanmaktadır. Bu halde aylık iptal edilmemekte, kesilmektedir. Sigortalı yurt dışındaki çalışmasını bıraktıktan sonra yeniden aylık ödemeye devam edilmektedir.
Öte yandan şayet davacının yukarıda iddia edilen tarihlerden sonraki bir tarihte kesin dönüş yaptığı anlaşıldığı takdirde aylık bağlamaya o tarih esas alınacaktır. Kuşkusuz hiç kesin dönüş yapmadığı saptandığında davanın reddine karar verilecektir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.04.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy