(506 S. K. m. 80) (3917 S. K. m. 8) (6183 S. K. m. 102) (818 S. K. m. 8, 132)
Dava: Davalı Kurum tarafından prim ve gecikme zammından dolayı yapılan takibin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle isteğin kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflarca istenilmesi ve davacı tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.6.1996 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat geldi. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Dava; Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından, prim ve gecikme zammından dolayı 6183 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan takibin, dava dilekçesinde öngörülen nedenlere dayanılarak iptali istemine ilişkindir.
Davacının Avukatlık Topluluk sigortasına tabi olduğu, davalı kurum tarafından 6183 sayılı Kanuna dayanılarak davacı aleyhine, 1987 yılı 4. dönem ile 1989/8 ve 1995/4. ay (4 ay dahil) arasındaki dönem için ödenmeyen prim ve gecikme zammından dolayı takip yapıldığı, ödeme emrinin 30.8.1995 tarihinde tebliği üzerine davacının 7 günlük süre dahilinde 5.9.1995 tarihinde işbu takip ve ödeme emrinin iptaline ilişkin davayı açtığı, takibe konu 1989/8 ile 1991/9 dönemine ait primlerin davacı tarafından takip tarihinden önce 31.10.1994 tarihinde ödendiği, keza 2.11.1995 tarihinde de davacının takibe ilişkin olarak 3.500.000. TL. ödeme yaptığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanunun 80. maddesinde 3917 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe nazaran; Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Öte yandan 3917 sayılı Kanunla yapılan bu değişiklik, aynı Kanunun 8. maddesi hükmüne göre 8.12.1993 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu durumda zamanaşımı süresi bakımından; 3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8.12.1993 tarihinden önceye ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden Sosyal Sigortalar Kurumunun alacak hakkı, Borçlar Kanunu madde 125'de öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Giderek zamanaşımının başlangıç tarihi ise yine Borçlar Kanunu madde 18 gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ilişkin Borçlar Kanunu madde 132 ve adından gelen maddeler de burada aynen geçerlidir.
3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8.12.1993 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden ise; 6183 sayılı Kanunun zamanaşımına ilişkin 102 ve ardından gelen maddeler geçerlidir. Bu yönde 102. madde hükmüne nazaran zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başıdır.
Mahkemece, zamanaşımı konusunda, belirtilen esaslar çevresinde işlem yapılmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tarafların sair hususların incelenmesine yer olmadığına, davalı Avukatı yararına takdir edilen 6000.000. lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.11.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy