(506 S. K. m. 26/1) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptaliyle, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Neslihan Sever tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 26/1 ve İcra İflas Kanununun 67'nci maddesidir. 506 Sayılı Kanunun 26/1 maddesine göre davalı işverenin rücu alacağından sorumluluğu ise ancak kastı, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketin veyahut suç sayılır bireylerinin varlığı halinde mümkündür. Mahkemece, iş güvenliği müfettişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur. Oysa davalı işverenin bu madde kapsamında sorumluluğu, başka ifade ile zararlandırıcı sigortalı olayının vukuundaki kusur durumu ve oranı, işin özel ve teknik bilgiye ihtiyaç göstermesi itibariyle işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyeti marifetiyle saptanmalıdır.
Öte yandan davalı işverenin 16.8.1996 tarihli icra takibine itirazın; kuruma böyle bir borcu bulunmadığı, takibin haksız ve mesnetsiz olduğu beyanları çevresinde, sonuçta, kusuru da içermektedir. Giderek davalı vekilinin, 14.5.1997 günlü oturumda; belgelere karşı diyeceğinin sorulması üzerine diyeceğim yoktur şeklindeki beyanı somut biçimde, bu belgeler kapsamında iş güvenliği müfettişi raporunda öngörülen % 100 oranındaki kusurun kabulü anlamını taşımamaktadır. Kaldı ki 14.7.1997 tarihli bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece yukarıda öngörülen maddi ve hukuki esaslar çevresinde kusur oran ve aidiyeti konusunda ehil ve tarafsız bilirkişi heyetinden rapor alıp irdelenmeden, idari aşamada alınmış iş güvenliği müfettişi raporuna dayanılarak hüküm tesiri usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Giderek sigortalının teknikerlik sıfatının, elektrik konusundaki ehliyetine dayalı olması halinde zararlandırıcı sigorta olayının vukuunda sigortalıya münasip oranda kusur verilmelidir.
O halde davalının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır,
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye 25.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy