(506 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, 506 sayılı Kanun'un 24/L maddesi çevresinde istenen sosyal yardım zammından, bu madde kapsamında Kurum ve Kuruluşlardan bulunmadığından bahisle sorumlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Neslihan ..... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre Sosyal Sigortalar Kurumu'nun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava sonucu itibariyle davacı şirketten 506 sayılı Kanunun ek 24/L maddesi çevresinde istenen sosyal yardım zammından, davacının bu madde kapsamındaki Kurum ve kuruluşlardan bulunmadığından bahisle sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı Kaplıcaları İşletmesi Anonim Şirketi'nin TTK hükümlerine göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi olduğu, Belediyesinin şirket sermayesinde %74 oranında hissesi bulunduğu, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun davacı şirketten 506 sayılı Kanunun 3995 sayılı Kanunla değişik Ek 24/L maddesi hükmüne göre 1.8.1987-31.10.1995 döneminde ödenen sosyal yardım zammının iadesini istediği dosya içeriğindeki belgelerden anlaşılmaktadır.
506 sayılı kanunun 3995 sayılı kanunla değişik ek 24/L maddesi hükmüne göre Genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar gibi kamu kuruluşları ile kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan diğer kuruluşlar ve 233 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinden aylık bağlanmasına hak kazandıktan sonra ayrılanlardan, 506 sayılı kanun hükümlerine göre malullük yaşlılık ve ölüm aylığı bağlananların ilk sosyal yardım zammı ödemeleri, söz konusu kuruluşlar adına kurumca yapılır, yukarıda belirtilen kuruluşlar adına yapılan ilk sosyal yardım zammı ödemelerinden ödenmemiş olanlar, yapılacak yazılı bildirim tarihinden itibaren, en geç 1 ay içinde defaten kuruma ödenir, sonraki aylarda ödenmesi gereken sosyal yardım zammı tutarları ise, yeni bir bildirim beklenmeksizin ilgili kuruluşlarca, her ay emekli aylığı ödeme tarihlerinden önce kurumun ilgili hesabına yatırılır.
Davada uyuşmazlık konusu olan husus; anılan maddede öngörülen bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinden deyiminin, 233 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamındaki teşekkül ve kuruluşlarla sınırlı olup olmadığı veya madde başlangıcında öngörülen diğer kurum ve kuruluşları da içine alıp almadığı konusundadır.
Bu yönde, maddenin şekli yorumunda görüldüğü üzere Genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar gibi kamu kuruluşları ile, kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan diğer kuruluşlar dan oluşan tümce ve bağlacı ile 233 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri nden oluşan diğer tümceye bağlanmış olup ayrıca müessese, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla sınırlıdır. Nitekim dil bilgisi kurallarına göre ve bağlacı aralarında beraberlik ve ardışıklık olan kelimeler veya cümleler arasına girerek bunları birbirine bağlama görevini yapmaktadır. Kanunun Ek 24 maddesinin L bendinde yer alan iki yan tümce arasındaki beraberlik ise sosyal yardım zammından doğan sorumluluk konusunda olmaktadır. Kaldı ki sözkonusu bent hükmünün anlamını çözmek için, dilbilgisi kurallarından daha çok, 233. Sayılı Kanun Hükmünde kararnamenin ve burada yer alan teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları üzerinde durmak gerekir.
Gerçekten de maddede yer alan 233 Sayılı Kanun Hükmünde kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla, bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri deyimleri, birlikte ele alındığında, tamamen 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde kararname kapsamındaki deyimleri içermektedir. Nitekim anılan Kanun hükmünde kararnamede müessese, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları yine ek 24/L maddesinde belirtilen sıra dahilinde ayrı ayrı düzenlenmiştir. Şöyle ki: İktisadi Devlet Teşekkülü, sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan kamu iktisadi teşebbüsüdür; Kamu iktisadi kuruluşu ise sermayesinin tamamı devlete ait olan ve tekel niteliğindeki mallar ile temel mal ve hizmet üretmek ve pazarlamak üzere kurulan kamu hizmeti niteliği ağır basan kamu iktisadi teşebbüsüdür; müessese, sermayesinin tamamı bir iktisadi devlet teşebbüsüne ya da kamu iktisadi kuruluşuna ait olup ona bağlı işletme veya işletmeler topluluğudur. Bağlı ortaklık, sermayesinin %50'sinden fazlası iktisadi devlet teşekkülü ve kamu iktisadi kuruluşuna ait olan işletme veya işletmeler topluluğundan oluşan Anonim şirketlerdir; iştirak ise sermayesinin %15'nden çoğu fakat %50'sinden aşağısı kamu iktisadi kuruluşu ve iktisadi devlet teşekkülüne veya bağlı ortaklıklarına ait olan Anonim şirketlerdir.
Davacı Kaplıcaları İşletmesi Anonim Şirketi'nin özel hukuk hükümlerine göre kurulan ticari bir şirket olması, bağlı ortaklığı bulunan Belediyesi'nin ise 233 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamında bulunmaması karşısında; yukarıda açıklanan nedenlerle artık davacı şirketin 506 sayılı Kanunun ek 24/L kapsamında bulunması giderek sigortalı ya da hak sahiplerine malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarından ödenen sosyal yardım zamlarından sorumlu tutulması mümkün değildir ve dava konusu istek hakkında da bu çevrede hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.07.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy