(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, meslek hastalığı sonucu malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Neslihan Sever tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesidir. Hükme esas tutulan kusur raporunda meslek hastalığının oluşmasında davalı işverene %20 oranında kusur verilmiş, bakiye %80 oranının aidiyeti öngörülmemiştir. Öte yandan davalı işverenin anılan madde çevresinde kusur oranının saptanması için, öncelikle kaçınılmaz maluliyet oranı belirlenmelidir. Zira, 18 yaşında işe başlayan bir kişi 32 yıl yer altında çalışması halinde yeraltında çalıştığı işyerlerine göre %8 ile %12 oranında kaçınılmaz maluliyete uğrayacağı kabul edilmektedir. Giderek, bu işlerin birkaçında belli sürelerle çalışması halinde bu yüzdelerin zaman ağırlığına göre ortalaması alınacaktır. Sigortalının işyerinde 32 yıldan daha kısa bir süre çalışması halinde, yapılan işe tekabül eden kaçınılmaz maluliyet oranı; çalışılan yıl sayısı: 32 yıl ortalaması ile çarpılarak kaçınılmaz maluliyet belirlenmelidir. 18 yaşından sonra yeraltında çalışmaya başlanması halinde ise; her tam yıl için 32 yıldan 3 yıl indirilerek kaçınılmaz maluliyet belirlenmeli artık yaşlar için orantılama yoluyla indirime gidilmelidir. Giderek davalı işverenin kusuru, sigortalının işten çıkış tarihindeki meslekte kazanma gücü kaybı oranı saptanarak buna göre kaçınılmaz maluliyetle orantılama suretiyle belirlenmelidir. Belirtilen nedenlerle 15.3.1989 tarihli kusur raporu hükme esas kılınabilecek yeterlikte bulunmamaktadır.
3- Davacı Kurumun rücu alacağının tavanını teşkil eden miktarın belirlenmesinde, sigortalının yer altı maden işçisi olması karşısında, aktif dönemin 50 yaşını ikmaline kadar işyeri çalışma koşuluna, 50 ile 60 yaşları arasında ise yılda 180 gün yer üstünde asgari ücretle çalışarak gelir elde edeceği esasına göre belirlenmesi gerekirken aksini öngören ve bu nedenle yetersiz bulunan hesap raporunun hükme dayanak kılınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki hükmün davalı tarafından temyiz edilmediği olgusu da göz önünde tutulmalıdır.
Öte yandan davada taraf ehliyeti karar tarihi itibariyle belirlenmekte ise de; hüküm tarihinden (=5.6.1990) sonra davalı Alpagut Dodurga Linyit İşletmesi Müessesesinin tüzel kişiliğinin 31.12.1994 tarihi itibariyle kaldırılarak 1.1.1995 tarihinde T.K.İ.Genel Müdürlüğüne bağlı işletmeye dönüştürülmesi karşısında; husumetin tevcihinde bu husus göz önünde tutulmalıdır.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy