(506 S. K. m. 2, 4, 6, 60, Ek m. 10, Geç. m. 10)
Dava: Davacı, borçlanmasının geçerliliği ile 11.04.1995 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Davalı Kurumun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davada, sonuç itibariyle, 4056 sayılı Kanun`la 506 sayılı Kanun`a eklenen geçici 80. maddeye dayanılarak yapılan sanatçı borçlanmasının geçerliliği ile davacının 11.04.1995 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istenmiştir.
Davacının 24.03.1995 tarihinde işveren İ.`ye ait A... Gazinosu`nda 01.08.1971-31.12.1973, 01.08.1980-01.08.1982, 01.07.1992-01.10.1994 tarihleri arasında seslendirme teknisyeni yardımcısı olarak geçen 2400 günlük sürenin borçlandırılmasını istediği, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından borçlanmanın başlangıçta kabul edilerek davacıya 28.03.1995 tarihli tahsis talebi üzerine sigortalılık başlangıcının 01.12.1969 prim ödeme gün sayısının 5939 gün olduğundan bahisle 01.04.1995 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsis edildiği, sonradan 06.02.1996 tarihli sigorta müfettişi raporu ve eki
tutanaklara dayanılarak borçlanmanın ve buna bağlı olarak tahsisin iptal edildiği dosya içeriğindeki delillerden anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 4056 sayılı Kanun`la 506 sayılı Kanun`a eklenen Geçici 80. madde hükmüne göre; "17.07.1964 tarih ve 506 sayılı Kanun`un Ek 10. maddesi ile Kanun kapsamına alınan sigortalılar, örneği Kurum`ca hazırlanan ve ilgili işveren, birlik, sendika, dernek, sanatsal vakıf kuruluşları veya ilgili Kamu Kuruluşları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip, Kültür Bakanlığınca onaylanmış borçlanma belgeleri ile Kanunu`nun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Kurum`a başvurmaları ve borç ödeme tarihindeki 78. maddeye göre belirlenen asgari günlük kazanç üzerinden hesaplanılacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin... bir defada Kurum`a ödemeleri şartı ile borçlanma belgesinde kayıtlı meslekleri ile ilgili çalışma sürelerinin tamamını veya bir bölümünü borçlanabilirler.
Borçlandırılan hizmetler, prim veya kesenek ödemek suretiyle geçmiş veya daha önceki borçlandırılmış hizmetlerle birleştirilir." Keza 506 sayılı Kanun`a 2167 sayılı Kanun`la eklenen Ek 10. madde hükmüne göre de; "bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne gösteri, ses ve saz sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşıları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar bu Kanun hükümlerine tabidirler. Yukarıdaki fıkrada sayılan uğraşı alanlarına kimlerin gireceği, diğer ilgili Bakanlık, Kurum ve Kuruluşların görüşleri de alınmak suretiyle Sosyal Güvenlik Kültür ve Turizm ve Tanıtma Bakanlıkları tarafından birlikte saptanır."
Bu çevrede, 4056 sayılı Kanun`da öngörülen sanatçı hizmet borçlanması için ön koşul, 506 sayılı Kanun`a ek 10. madde ile kapsama alınmış sigortalı niteliğinin taşınmasıdır. Başka ifade ile ancak Ek 10. madde ile kapsama alınan sigortalılar, yasada öngörülen diğer koşulların da varlığı halinde sanatçı hizmet borçlanmasından yararlanabilirler. Öte yandan 506 sayılı Kanun`a 2167 sayılı Kanun`la Ek 10. madde hükmü ile kapsama alınan sanatçılar ise bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlardır. Bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılma ise hizmet aktinin unsurlarındandır. Nitekim Geçici 80. maddede hizmet aktinin gerekliliği "sigortalılar" deyiminin kullanılması suretiyle pekiştirilmiştir. Giderek 4056 sayılı Kanun doğrultusunda "sigortalılar" sözcüğü ile; 506 sayılı Kanun çevresinde sigortalı kapsamına kimlerin gireceğini belirleyen aynı Kanunun 2, 4 ve 6. maddelerinde tanımını bulan kavramlar değiştirilmiş değildir. Bu yönde 506 sayılı Kanun`a 2167 sayılı Kanun`la Ek 10. madde ve 4056 sayılı Kanun`la eklenen Geçici 80. madde kapsamında sigortalı niteliğinin kazanılabilmesi için 506 sayılı Kanun`un 2, 4 ve 6. maddelerinde öngörülen kavramların ilgililer bakımından gerçekleşmesi başka ifade ile bir veya birkaç işverene ait işyerinde hizmet akti ile ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Kültür Bakanlığı tarafından müştereken saptanmış uğraş alanlarına ilişkin ünvanlarla çalışılması zorunludur.
Davacının ilgili Bakanlıklar arasında yapılmış protokol kapsamındaki sanat dallarında işveren nezdinde hizmet aktine dayalı olarak ve 506 sayılı Kanun`un 2, 4 ve 6. maddeleri kapsamında sigortalı niteliğini haiz biçimdeki çalışmasının fiili olup olmadığı hiç bir kuşku ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Bu yönde öncelikle kabulüne karar verilen borçlanma süresinin ilişkin olduğu tüm yıllara ait işyeri kayıtları ve özellikle ücret bordroları celbedilmelidir. Öte yandan dosyaya ibraz olunan bir kısım yıllara ilişkin ücret bordrolarında işyerinde çalışanlar yanında davacının adının bulunmaması karşısında, iş bu yazılı delilin aksinin eşdeğer delillerle ispatlanması gereği gözönünde tutulmalıdır. Giderek borçlanma belgesinde davacının 506 sayılı Kanun`a 2167 sayılı Kanun`la eklenen Ek 10. madde kapsamındaki uğraşı alanı olarak gösterilen "seslendirme teknisyeni yardımcılığı" anılan madde uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Kültür Turizm ve Tanıtma Bakanlıkları tarafından birlikte saptanan uğraşı alanları
kapsamında ise de; davacının bundaki ehliyetinin dayanakları araştırılıp irdelenmelidir. Keza işverenin 06.02.1996 tarihli müfettiş tutanağındaki ifadesinde davacının seslendirme teknisyen yardımcılığı ve müdiriyette görev yaptığını beyan etmesi karşısında, seslendirme teknisyeni yardımcılığı dışında müdüriyette geçen çalışma süreleri gerektiğinde işveren de dinlenmek suretiyle saptanarak bu süre dışlanmalıdır. Yine işyerinin pavyon işyeri olması karşısında; davacının çalışma olgusu Emniyetten dayanakları da istenmek suretiyle araştırılmalı ve davacı ile birlikte çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu ve işyeri kayıtlardan saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Giderek davacının 01.08.1971 ile 31.12.1973 ve 30.06.1981 ile 11.08.1981 tarihleri arasındaki borçlanmasının iptaline ilişkin mahkeme kararı yerinde olup bu durumda davacının Sosyal Sigortalar Kurumu`na tabi ilk işe başlama tarihinin 01.01.1974 olması itibariyle, bu tarihten önceye ait 1 yıl 8 aylık askerlik süresinin borçlanılması suretiyle sigortalılık başlangıç tarihi borçlandırılan gün sayısı kadar 01.01.1974 tarihinden itibaren geriye götürülerek davacının sigortalılık başlangıç tarihi belirlenmeli ve buna göre 506 sayılı Kanun madde 60`da bentler halinde öngörülen yaşlılık aylığı tahsis koşullarının davacı bakımından gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenmelidir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum`un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair hususların ncelenmesine şimdilik yer olmadığına, 03.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy