(506 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, meslek hastalığı sonucu malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri ile yapılan tedavi harcamalarının davalı işverenden tazminine yönelik davanın yargılaması sonucunda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesidir.
Hükme esas tutulan kusur raporunda meslek hastalığının oluşmasında davalı işverene % 10,7 oranında kusur verilmiş, bakiye kusur oranının adiyeti öngörülmemiştir. Öte yandan davalı işverenin anılan madde çevresinde kusur oranının saptanması için, öncelikle kaçınılmaz maluliyet oranı belirlenmelidir. Zira, 18 yaşında işe başlayan bir kişinin 32 yıl yer altında çalışması halinde yeraltında çalıştığı işyerlerine göre % 8 ile % 12 oranında kaçınılmaz maluliyete uğrayacağı kabul edilmektedir. Giderek, bu işlerin birkaçında belli sürelerle çalışması halinde bu yüzdelerin zaman ağırlığına göre otalaması alınacaktır. Sigortalının işyerinde 32 yıldan daha kısa bir süre çalışması halinde, yapılan işe tekabül eden kaçınılmaz maluliyet oranı; çalışılan yıl sayısı: 32 yıl ortalaması ile çarpılarak kaçınılmaz maluliyet belirlenmelidir. 18 yaşından sonra yeraltında çalışmaya başlanması halinde ise; her tam yıl için 32 yıldan 3 yıl indirilerek kaçınılmaz maluliyet belirlenmeli, artık yaşlar için orantılama yoluyla indirime gidilmelidir. Giderek davalı işverenin kusuru, sigortalının işten çıkış tarihindeki meslekte kazanma gücü kaybı oranı saptanarak buna göre kaçınılmaz maluliyetle orantılama suretiyle belirlenmelidir. Belirtilen nedenlerle 22.5.1997 tarihli kusur raporu hükme esas kılınabilecek yeterlikte bulunmamaktadır. O itibarla açıklanan ilkeler doğrultusunda konuda uzman kişilerden yeniden kusur raporu alınmalıdır.
2- Davacı Kurumun rücu alacağının tavanını belirlemeye yönelik bilirkişi incelemesi sonucu alınarak karara dayanak yapılan 30.11.1997 tarihli hesap raporunda ise yeraltı maden işçisi olan sigortalının 1.2.1992 tarihinde emekli olduğu gerçeğinden hareketle 50 yaşını tamamlayacağı tarihe dek yılda 360 gün, 50-60 yaşları arasındaki sürede ise yılda 180 gün yer üstünde asgari ücretle çalışarak gelir ede edeceği ilkesinden hareketle ve 29.7.1997 tarih, 1997/1 numaralı asgari ücret tesbit komisyonu kararında 1.8.1998-31.12.1998 tarihleri arasında geçerli olacak asgari ücretlerinde belirlenmiş olduğu ve bu değerlerin de, raporun bilinen döneme ilişkin bölümünde hesaba katılması gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy