(3201 S. K. m. 1, 10)
Dava: Davacı, yurt dışından transfer edilen, ancak haklı bir nedene dayalı olmaksızın kendisine ödenmeyen 1814.17 İsviçre Frangı'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının temyizine gelince:
Bilindiği gibi 3201 Sayılı Kanun'un 1'nci maddesine göre yurt dışında işsiz geçen sürenin bir yılı borçlanılabilir. Olayda Kurum davacının işsiz kaldığı bir yıla isabet eden süreyi borçlandırmış borcu İsviçreden transfer edilen primlere mahsup etmiş, bir yıldan fazla geçen işsizlik süresine karşılık da o sürelerde çalışılmış gibi değerlendirme yapılmış, o sürelerde çalışmış olsaydı ne kadar İsviçre frangı prim ödeneceği hesaplattırılmış, transfer edilen primlerden bu miktar dahi düşülerek davacıya kalan primler ödenmiştir.
Ancak aylık konulan prime karşılık tutulan süreler davacıya aylık bağlanırken değerlendirmeye tabi tutulmuş, dolayısıyla, daha fazla aylık alması sağlanmıştır.
Türkiye ile İsviçre arasında aktedilen sosyal güvenlik sözleşmesinin ek 10-a maddesinin 3. bendine göre transfer edilen primler Türk emeklilik sigortası çerçevesinde sigortalı veya hak sahibi yararına hiçbir menfaat sağlamıyorsa hak sahibine ödeme yapılır.
Olayda davalı Kurumca ödenmesi iddia edilen primler davacıya aylık bağlamada değerlendirilmiş olduğundan davacıya menfaat sağlanmış olmaktadır ve giderek 10-a maddenin 3. bendine göre bu primlerin davacıya iadesi mümkün değildir.
Açıklanan bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı düşüncelerle kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.06.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy