(6183 S. K. m. 58) (4247 S. K. m. 1)
Dava: Ödeme emrinin iptaliyle, gecikme zammı borcu olmadığının tesbiti davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle konusu kalmayan davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar Avukatlarınca istenilmesi ve davacı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 2.2.1999 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ile karşı taraf adına Avukat ve Av geldiler.
Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, 6183 sayılı takibe konu 15.6.1995 tarih ve 20886 sayılı ödeme emrinin iptali ile davacı işveren şirketin gecikme zammından dolayı Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
6183 sayılı Kanunun 58. maddesi hükmüne göre; itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan hakkındaki itirazın reddolunduğu miktarda amme alacağı %10 zamla tahsil olunur. Öte yandan 447 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmüne nazaran; Sosyal Sigortalar Kurumuna 31.12.1996 tarihine kadar tahakkuk etmiş prim, sosyal yardım zammı ve idari para cezası borcu bulunmayıp sadece gecikme zammı, faiz borcu bulunan işverenler ile topluluk sigortasına ve isteğe bağlı sigortaya devam edenler, bu borçların %58'ini anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihini takip eden aybaşından itibaren 10 ay içinde ödemeleri halinde kalan borçları terkin edilir ve bu süreler içerisinde icra takipleri ile ceza ve hukuk davalarına devam edilmez, bu davalara ilişkin kanuni süreler işlemez. İşverenlerin 4247 sayılı Kanunun 1. maddesi kapsamında ve yasal süreler içerisinde Sosyal Sigortalar kurumuna olan gecikme zammı, faiz borcunun %58'ini ihtirazı kayıt dermeyan etmeden ödemeleri halinde gecikme zammı ve faizden kalan borcu terkin edileceği gibi bu borca ilişkin olarak devam eden takibat ve yargılama safhasındaki ihtilaflar da yasa gereği sona erecektir. Ne var ki, işbu takibat ve yargılama safhasındaki ihtilaflar; gecikme zammı borcunun 4247 sayılı Kanunun 1. maddesinde öngörülen orandaki miktarının yine yasada belirtilen süre içerisinde ödenmesi halinde işin esası halledilmeksizin sona erdirileceğinden ve bunun doğal sonucu olarak da 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi kapsamında Kuruma itirazda haksız çıkmadan söz edilemeyeceğinden artık Sosyal Sigortalar kurumu lehine %10 oranında haksız çıkma tazminatı ile avukatlık parası ve yargılama giderine hükmedilemez. Dava konusu olayda da; yargılama aşamasında, yürürlüğe giren 4247 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü çevresinde, davacı işveren tarafından yasal süre dahilinde ödeme erine konu gecikme zammı borcunun % 58'inin ihtirazı kayıtsız ödenmesi karşısında; yukarıda açıklanan nedenlerle Sosyal sigortalar Kurumu lehine haksız çıkma tazminatı ile avukatlık parası ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı Avukatı yararına takdir edilen 20.000.000. lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy