(506 S.K. m. 2, 6, 8, 10)
Dava:Davacı, davalıların murisi M. İ.ye ait çiftlik işyerinde 1.11.1987-.1.9.1990 tarihleri arasında asgari ücretle geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar: Hükün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğ anlaşıldıktan ve Tetkik hakimi O. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağındaki karar tespit edildi.
Dava, 11.7.1987-1.9.1990 tarihleri arasında davalıların murisi M. İ.ye ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ifadeleri hükme dayanak alınan tanıkların ifadeleriin soyut düzeyde kaldığı, somut olgulara dayanmadığı işe giriş bildirgesinin ve Sosyal Sigortalar Kurumu müfettiş tutanağının mevcut lmadığı gerekçesiyle isteğin reddine karr vermiştir.
İfadelerine başvurulan tanıklar davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler de değildir. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olması gerekmekte olup, tespiti istenen süreler çok öncelerek ilişkin bulunduğu dinlenen tanıklarında E. köyünde oldukları, işyeri çalışanları olmadıkları göz önünde bulundurularak, sürelerle ilgili bilgileri hafızalarında eksikiz tutmaları da düşünülemez.
Öyle ise mahkemece yapılacak iş, advanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde tutularak davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, komşu çiftçilerin bilgilerine başvurulmak, işyeri kapasitesi hangi ziraatın yapıldığı, kaç işçi çalıştırılabilceği keşfende saptanarak, keza işyerinin Sosyal Sigortalar Kurumu'ndaki işyeri dosyası, varsa işyeri kayıtları getirtilip incelenerek, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazalrı kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcınınistek halinde ilgiliye iadesine, 23.2.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy