(506 S. K. m. 10, 26, 109)
Dava: Davacı, işkazasında malül kalansigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla, dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: İş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir ie yapılan öemelerin 506 sayılı yasanın 10. ve 26. maddeleri uyarınca tazminine yönlik davanın yargılaması sonucunda yazılı gerekçelerde davanın kabulüne krar verilmiştir.
1- Dava dilekçesinde 506 sayılı yasanın 10. ve 26. maddelerine dayanılmış olup, mahkemece 10. maddenin koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamış, ancak hükmedilen miktar itibarıyla 10. maddeye göre belirlenmiş olan gerçek zarar tavanı esas alınmıştır. Oysaki, dosya içeriğinde yer olan 24.4.41995 tarihli Sosyal Sigortalar Kurumu müfettişi raporunda, 506 sayılı yasanın 10. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı belirtilmiş, davalı vekili de çalışmalara ilişkin dönem bordrolarını sunmuştur. Sunulan belgeler ve tarafların göstereceği diğer kanıtar da toplanmak suretiyle davada uygulama önceliği bulunan 506 sayılı yasanın 10. maddesinin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yöntemince incelenip sonucuna göre davanı yasal dayanağının belirlenmesi gereğinin gözetilmemesi,
2- Dava konusu gelirerin bağlanmasına ve ödemelerin yapılmasına neden olan işkazası olayında tarafların kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla yapılan kusur bilirkişisi incelemesi sonucu düzenlenen rapor, 506 sayılı yasanın 26. maddesi çerçevesinde düzenlenmiş, işgüvenliği ve işçi sağlığı konusundaki mevzuat hükümlerinin ayrıntılı irdelenmesini içerir bir rapor olmaktan uzaktır. Mahkemece konunun uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi kurulundan tarafların itirazları ve yukarıda belirtilen ilkeler ışığında düzenlenecek rapor alınması gereği üzerinde durulmamış olması,
3- Sigortalıya gelir bağlama kararında, sigortalının sürekli işgöremezik oranının kesin olarak belirlenmesi amacıyla öngörülmüş olan 20.4.1997 tarihli kontrol kaydı sonucu araştırılmadığı gibi, davalının sigortalıda oluşan melkekte kazanma güç kayıb oranına itirazları doğrultusunda 506 sayılı yasanın 109. maddesinde öngörülen prosedürün işetilmesi ve buna da itiraz halinde adli tıp kurum meclisinden, tıp fakülteleri kürsü konseyleri veya sağlık kurullarından rapor alınması gereğinin gözetilmemiş olması,
4- Karara dayanak yapılan 4.2.1999 tarihli hesap raporunda, sigortalının kaza tarihi itibarıyla almakta olduğu ücretin kaza tarihinde geçerli olan asgari ücretle karşılaştırııp orantılanmasında hataya düşülmesi,
Usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.9.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy