(1086 S.K. m. 388, 389) (2821 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, davalı Orman Bakanlığı'na ait işyerinde 1996-1997 yılları arasında çalıştığı günlerin ve prime esas kazançlar toplamının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, Orman Bakanlığı'na bağlı Ordu Orman Fidanlık Müdürlüğü'nde 1996-1997 yıllarında gerçekleşen çalışmalarının kuruma eksik bildirildiğini belirterek kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini istemiş, mahkemece; 1.3.1999 günlü bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 32/3 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 58 işçi adına Türkiye Orman İşçileri Sendikası tarafından açılmıştır.
Davalı işyeri bir kamu kuruluşu olup, çalışmaların kayda geçirilmesinin, asıl olduğu da gözetilerek davacı işçinin imzasını taşıyan ücret tediye bordrolarındaki gün sayısı ile kuruma bildirilen gün sayısı karşılaştırılarak, varsa kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitine karar verilmesi gerekirken bu konuda uzman olmadığı anlaşılan yetersiz bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılması,
Her davanın kendine özgü koşullar içerdiği de dikkate alınarak, 58 işçi adına ayrı ayrı açılan davaların; bireyselleştirme zorunluluğuna rağmen tümünün yargılamasının tek dosya üzerinden yapılmış olması.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesinde "hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle tarflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" 389 maddesinde "Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır." Hükmünün öngörülmesine rağmen kabul ve reddedilen dosyalar için tek bir karar yazılmak suretiyle hükmün karıştırılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 25.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy