(2004 S. K. m. 67) (506 S. K. m. 39) (2918 S. K. m. 109)
Dava: Davacı, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N.S. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 39 ve İİK. nun 67. maddesi olup; iş bu itirazın iptali dava genel hükümlere tabi olduğundan, davalının süresinde zamanaşımı def`inde bulunması halinde, bu hususun irdelenmesi gerekir. Somut olayda da; davalının süresinde zamanaşımı def`inde bulunması giderek sigorta olayının trafik kazası niteliği taşıması karşısında; zamanaşımı süresi 2918 sayılı Kanunun 109. maddesi hükmüne nazaran kaza tarihinden itibaren 10 yıl zarar ve fiile ıttıla tarihinden itibaren ise 2 yıldır. Dava, sigorta olayının vuku tarihinden itibaren 10 yıl içinde 7.01.1999 tarihinde açılmıştır. Ne var ki, özellikle ödeme emri tebliğinin zamanaşımını keseceği olgusu da gözönünde tutularak fiile ıttıla tarihi olan ceza davasında alınmış mahkumiyet kararının kesinleşme tarihi olan 29.12.1993 tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra 24.12.1997 tarihinde icra takibinde bulunulmuş ise de; davaya konu ödeme belgeleri tamamı celbedilerek ödeme tarihlerinden itibaren başka ifade ile zarara ıttıla tarihinden itibaren icra takip tarihine göre iş bu 2 yıllık sürenin geçip geçmediğinin yöntemince araştırılıp irdelenmeden aksinin kabulü isabetsizdir.
3 - İİK 67. maddesinde öngörülen icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması başka ifade ile likit olması gerekir. Somut olayda; rücu alacağının ancak yargılama sonucu belirlenebilir nitelikte olması, likit olmaması karşısında; icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy