(1475 S. K. m. 73) (1086 S. K. m. 74)
Dava : Davacı, iş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Hükme dayanak yapılan kusur raporunda davalı işverenin mevzuatın öngördüğü iş güvenliği tedbirlerini almadığı belirtildiği halde, kazalıya kavlak kontrol yapmadığı için %40 kusur verilmesi yerinde olmayıp, bu haliyle rapor kendi içinde çelişkilidir.
Kusur belirlenirken İş Kanununun 73. maddesi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü 2 ve 3. maddeleri ile özellikle Maden ve Taşocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında alınacak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Önlemlerine ilişkin Tüzük hükümlerinin göz önünde bulundurulması, sorumluluk ve Kusurun olayın özellikleri de dikkate alınarak bu mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Sigortalının yaptığı işin Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğü kapsamında olduğu, buna karşılık sağlık raporunun alınmadığı, kendisine gerekli koruyucu malzemenin verilmediği, ayrıca kazanın işe başladıktan 11 gün sonra meydana gelmiş olması karşısında sigortalının yeterli iş tecrübesine ve ateşçi belgesine sahip olmadığı ayrıca olay anında nezaretçi bulunmadığı müfettiş raporuyla tespit edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri karşısında öncelikle kusura etkili olacak maddi olguyu açıklıkla belirlemek ve daha sonra iş güvenliği ve kazanın meydana geldiği iş kolunda uzman olan bilirkişiler vasıtasıyla yeniden kusur raporu almak ve denetlendikten sonra hüküm kurmaktan ibarettir.
2- Ayrıca tavan zarar miktarına masrafların dahil olmadığı gözetilmeden, gerçek zararın 5.697.524.144.-TL. yerine 5.927.665.544 Lira olarak belirlenmesi de isabetsizdir.
3- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 74. maddesine aykırı olarak davacı Kurumca istenen miktarın üzerinde tazminata hükmedilmesi de yerinde görülmemiştir. O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy