(Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü m. 6)
Dava: Davacı, Kurum işleminin iptaline, malûliyet oranının yeniden tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 21.09.1992 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %44 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğrayan ve bu oran üzerinden Kurumca kendisine sürekli iş göremezlik geliri bağlanan sigortalı İsmail Cuma'nın meslekte kazanma güç kaybı oranına davacı işverenlerce itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 18.02.2000 günlü raporuna istinaden sigortalının meslekte kazanma güç kaybı oranının %18 olduğunun tespitine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Zira Adli Tıp Kurumu B. formülüyle iki seçenekli bir rapor vermiş ise de iş kazası tek olduğundan olayda bu formül uygulanamaz.
Sigortalının meslekte kazanma güç kaybı oranının; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca, işverenlerin itirazı üzerine düzenlenen 13.12.1996 gün ve 88/1871 sayılı raporda %44 olarak belirlendiği halde, hükme dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 18.02.2000 günlü raporunda %18 olarak öngörülmesi üzerine mahkemece yapılacak iş; öncelikle sigortalının meslek grup numarası Kurumdan sorulduktan sonra Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre sigortalının beden gücünün yitirilmesi oranının ne olduğunun saptanması bakımından raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için konuda uzman Üniversite Tıp Fakültesi Konseyinden rapor alınmak suretiyle araştırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy