(506 S. K. m. 60, 85) (2829 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptaliyle emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Neslihan Sever tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava sonucu itibariyle davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçerliliği ile Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
506 sayılı Kanunun 85. maddesi hükmüne göre; malullük yaşlılık ve ölüm sigortalılığına isteğe bağlı olarak devam edilebilmesi için gerekli yasal koşullardan biri de Müracaat tarihinden önce 506 sayılı Kanuna göre tescil edilmiş olmaktır.
Somut olayda; davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi isteğe bağlı sigortalılığının başlangıcı 01.12.1994 olup, bu tarihten önce 04.11.1994 tarihi itibariyle Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi zorunlu sigortalı olarak tescil edilerek bir günlük prim ödemesi mevcut ise de; işbu zorunlu sigortalılık süresi, davacının 17.01.1984 tarihinden başlayıp 15.11.1994 tarihine kadar süregelen nizasız zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı dahilindedir ve ekonomik yönden baskın çalışmanın Bağ-Kur'a tabi olarak geçmesi nedeniyle; davacının 04.11.1994 ile 05.11.1994 tarihleri arasındaki bir günlük sigortalılığının iptali ve mahkemenin bu yöndeki kabulü yerindedir.
Davacının, isteğe bağlı sigortalılığı öncesinde 506 sayılı Kanuna göre geçerli bir tescili mevcut olmadığından başka ifade ile isteğe bağlı sigortalılık için öngörülen yasal şart gerçekleşmediğinden davacının 01.12.1994 tarihinden başlayan tüm isteğe bağlı sigortalılığının iptali zorunludur.
Ne var ki, davacının yukarıda açıklanan ve geçerli bulunmayan bir günlük sigortalılığı dışında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı ile çakışmayan 506 sayılı Kanuna dayalı tescilinin varlığı yöntemince araştırılarak sübutu halinde şimdiki gibi davacının tüm isteğe bağlı sigortalılığının geçerliliğine; isteğe bağlı sigortalılık dönemi dahilinde tescilinin varlığı halinde ise zorunlu sigortalılığın bitimini takip eden dönem için isteği bağlı sigortalılığın geçerliliğine hükmedilmelidir.
506 sayılı Kanunun 60/H maddesine göre, yaşlılık sigortasından aylık tahsisi için sigortalının yazılı istekte bulunması koşul olduğundan, öncelikle davacının Sosyal Sigortalar Kurumu'na bu yönde yazılı başvurusu olup olmadığı araştırılmalı ve 2829 sayılı Kanunun 8. maddesi hükmü kapsamında yaşlılık aylığı bağlayacak Sosyal Güvenlik Kuruluşu da, isteğe bağlı sigortalılık yönünden yapılacak araştırma sonucuna göre yeniden irdelenmelidir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy