(506 S. K. m. 26) (4792 S. K. m. 24) (1086 S. K. m. 389)
Dava: Davacı, iş kazasında yaralanarak bilahare ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Osman Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dava; 11.11.1997 gününde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalı işçi Nurettin Demir'in hak sahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının rücuan ödetilmesi istemine ait olup, davanın kanuni dayanağını teşkil eden 506 S. Yasanın 26. maddesindeki ardalık ilkesi uyarınca, davacı Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi tazminat miktarı ile sınırlıdır. Mahkemece yapılacak iş; zararlandırıcı sigorta olayında davalı işverenin %20 oranında kusurlu olduğu da dikkate alınarak her bir hak sahibi yönünden maddi zarar(tavan) hesabı yaptırılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olup eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi,
2- 4792 S. Yasanın 24. maddesindeki harçtan bağışıklık yalnızca Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden geçerli olup, Kurum tarafından açılan davaların kabulü halinde, kabul edilen miktar üzerinden; davalıya, 492 S. Harçlar Kanunundaki tarifeler uyarınca harç yükletilmesi kanuni bir zorunluluk olduğu durumda harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Rücu davalarında faize; gelirler yönünden ayrı ayrı onay, masraflar yönünden ise; ödeme tarihlerinden itibaren hükmedilmelidir. Tereddüt halinde, her bir ödemenin miktarı ve faiz başlangıcı Kurumdan sorulmalı ve dayanağı belgeler istenilmelidir. Faiz başlangıcı tarihlerinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 389. maddesi gereğince, hüküm fıkrasında infazda tereddüde yer bırakmayacak biçimde öngörülmesi gerekirken, faiz başlangıcının dava tarihi olarak gösterilmesi,
4- Kabule göre de; davanın niteliğine göre kabul edilen miktar üzerinden davacı Kurum lehine nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı biçimde maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin, davacı Kurumdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 10.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy