(506 S. K. Ek. m. 5)
Dava: Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibariyle itibarihizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının keşifte belirlenen çalışma statüsüne göre itibari hizmetten yararlanması gerektiğine ilişkin mahkemece verilen karar doğrudur. Ne var ki, tespitine karar verilen tüm dönemde davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinde öngörülen itibari hizmet zammından yararlanma koşullarını oluşturacak biçimde çalışıp çalışmadığı araştırılıp açıklığa kavuşturulmamıştır. O nedenle davacının hangi tarihlerde hangi işleri yaptığının dökümlü olarak bildirilmesi için davalı işverenden bilgi istenmeli, şayet sürekli olarak keşifte belirlenen işte çalıştığı saptandığı takdirde şimdiki gibi karar verilmeli, değişik işlerde çalıştığı anlaşılırsa o işlerin itibari hizmetten yararlanmayı gerektirip gerektirmediği uzman kişiler aracılığıyla keşif yapılarak açıklığa kavuşturulup sonucuna göre karar verilmelidir.
Davada, sigortalının fiilen çalışmadığı, raporlu, izinli olduğu sürelerle, Cumartesi-Pazar ve tatilde geçen günlerin dışlanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tartışılmasına gerek görülmüştür.
İtibari hizmetten yararlanmayı gerektiren işler hayat yıpratıcı ve yaşam süresini kısaltan işlerdir. Hal böyle olunca, sigortalı, şayet sürekli olarak bu tür işlerde çalışmış ve tüm primler anılan işyerlerinden ödenmişse fiilen çalışılmayan günler dahi itibari hizmet zammının hesabında gözönünde bulundurulmalıdır. Zira hayat yıpratıcı işin etkisi sigortalının fiilen çalışmadığı, örneğin izinde ve tatilde iken dahi etkisini sürdürecektir. Kaldı ki İş Kanununun 51. maddesinde çalışılmadığı halde çalışılmış gibi kabul edilen günlerin neler olduğu sayılmıştır. Bu nedenlerle kararda, izinli istirahatli geçen günlerle tatil günlerinin dışlanması yönüne gidilmemelidir. İddia subut bulduğu takdirde hüküm fıkrasının şimdiki gibi, "davacının itibarı hizmetten yararlanması gerektiğinin tespitine" biçiminde oluşturulması yeterlidir. Kurumca kararın infazı esnasında sözü edilen nitelikteki işyerinden ödenen primler (=prim ödeme gün sayısı) esas alınmak suretiyle itibari hizmet süresi hesab edilecek ve sigortalının prim ödeme gün sayısına değil sigortalılık süresine eklenecektir (YİBBGKK. 18.2.2000 t. 1997/1 E. 2000/1 K.). Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve incelemeye karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.4.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY YAZISI
T. Ş. Fabrikaları A.Ş. Çorum Şeker Fabrikasında çalışan davacı, 506 sayılı Kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesine ve bu Kanuna ek ve geçici maddeler eklenmesine dair 3395 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamına girdiğini belirtilerek, iş ve işyeri itibariyle itibarı hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Mahkemece yapılan inceleme vearaştırma hüküm kurmaya elverişli olmadığından Daire çoğunluğunun araştırmaya yönelik bozması doğrudur. Ancak sayın çoğunluğun, itibari hizmet süresinin tespitinde; fiilen çalışılan günler yerine, primi ödenmiş gün sayısının esas alınmasına ilişkin düşüncesine aşağıda açıklanan nedenlerle katılamıyorum.
Sigortalılık süresini arttırıcı itibari hizmet süresi; fiziksel, ruhsal ve fizyolojik bakımlardan insan sağlığını ve çalışma gücünü olumsuz yönde etkileyerek yaşam süresini kısaltan ağır ve yıpratıcı koşullar altında çeşitli tehlikelere açık olarak çalışanlar için getirilmiş sosyal amaçlı bir uygulama olup, konu ile ilgili 2098 ve 3395 sayılı Kanunlardaki amaç; bu işlerde çalışanlara, nisbeten daha rahat işlerde çalışanlara nazaran özel bir himaye sağlamaya yöneliktir. O halde sadece fiilen çalışanların itibari hizmet süresinden yararlanması gerekir. Zira sigortalı sadece fiilen çalıştığı sürelerle sınırlı biçimde işyerindeki fiziksel dış etkenlerden olumsuz etkilenir. İtibari hizmet fiilen çalışılan günler için getirilmiş bir düzenleme olup, konu ile ilgili 506 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi "506 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılanların, aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir. Kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibarihizmet günü sayısının bulunmasında (çalışılan gün sayısı x 0.25) formülü uygulanır." hükmünü, yasanın uygulanması ile ilgili Ek 6. maddesi ise "Malüllük, yaşlılık veölüm sigortalarına tabi çalışmaların en az 3600 gününü Ek madde 5 de belirtilen işlerde geçziren sigortalılar, Ek madde 5 de yer alan itibari hizmet süresine ilişkin hükümlerden yararlanırlar hükmünü hizmet süresine ilişkin hükümlerden yararlanırlar" hükmünü öngörmüştür. Şayet yasa koyucu, Daire çoğunluğunun benimsediği gibi primiödenmiş gün sayısının esas alınmasını amaçlasaydı sayılan görevlerde geçen sigortalılık süreleri yerine primi ödenmiş gün sayısı deyimini kullanırdı. 1475 Sayılı İş Kanunun yıllık ücretli izin hakkının belirlenmesiyle ilgili "Çalışılmış Gibi Sayılan Haller" başlıklı 51. maddesinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Ayrıca sigortalının günlük ya da aylık çalışmalarının sadece bir bölümünün itibarihizmet süresinden yararlandırılmasını gerektirecek şekilde gerçekleşmesi halinde Daire çoğunluğunca benimsenen primi ödenmiş gün sayısı ölçütünün uygulamada duraksamalara neden olabileceği de gözden uzak tutulmamalıdır.
Gübre ve Şeker fabrikalarında çalışan sigortalılarla ilgili olarak uzun yıllardır kararlı bir şekilde sürdürülen; izin, istirahat ve grevde geçen günler dışında kalan fiilen çalışılan günler ölçütü yerine primi ödenmiş günler ölçütünü benimseyen sayın Daire çoğunluğunun düşüncelerine yukarıda açıkladığım nedenlerle katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy