(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, 01.10.1992 tarihi itibariyle isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olduğunun tespiti ile Bağ-Kur sigortalılığının iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, sonucu itibariyle Bağ-Kur sigortalılığının 01.10.1992 gününde sona erdiğinden bahisle 01.10.1992 ile 27.01.2000 tarihleri arasındaki Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi isteğe bağlı sigortalılığın geçerliliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacının 18.09.1991 ile 27.01.2000 tarihleri arası vergi mükellefi olduğu 15.07.1991-11.08.1991 arası 20 tarih zorunlu 01.10.1992 ve halen devam eden biçimde isteğe bağlı sigortalı olarak Sosyal Sigortalar Kurumuna pirim ödediği ne var ki vergi mükellefi olduğu dönem ile isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak prim ödediği günlerin çakıştığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Öncelikle Bağ-Kur, sigortalılığının temel koşulu kendi nam ve hesabına herhangi bir işverene bağlı olmadan çalışmadır. Öte yandan vergi kaydının varlığı kendi nam ve hesabına çalışmanın karinesi olup, bu karinenin aksinin ispatı mümkündür. Bu yönden davacı kendi nam ve hesabına çalışmasına 01.10.1992'de son vermiş ise gelir vergisi kaydı silinmemiş olsa dahi zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı sona ereceğinden araştırılması gereken husus, kendi nam ve hesabına çalışma olgusunun hangi tarihte sona erdiğidir. Bu çevrede niza konusu 01.10.1992-27.01.2000 tarihleri arasında vergi dairesine beyanname verip vermediği, vergi ödeyip ödemediği, ilgili vergi dairelerinden araştırılmalı bu konuda tarafların gösterecekleri deliller toplanmalı, bütün deliller birlikte değerlendirilerek davacının kendi nam ve hesabına çalışmasına son verdiği gün kesin şekilde saptanmalı ve bu tarihten itibaren Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının geçerliliğine hükmedilmelidir. Davcının niza konusu dönemde kendi nam ve hesabına çalıştığının saptanması halinde ise bir kimsenin aynı sürede hem Bağ-Kur'lu hem de Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olmasına yürürlükteki yasalar gereği olanak bulunmaması giderek isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde zorunlu sigortalılığa öncelik tanınacağı sebebiyle şimdiki gibi davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözönünde tutulmadan eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy