(506 S. K. m. 80, 82) (6183 S. K. Mük. m. 35)
Davacı, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, E... Petrol T.A.Ş. tarafından devralındığı iddia edilen müflis E... Metal A.Ş. adına 48804.26 sicil numarasıyla kayıtlı işyerinin, devir işlemi öncesi döneme ilişkin tasarrufu teşvik primi borçlarının 506 sayılı Yasa'nın 80. ve 82. maddeleri uyarınca, devralan şirket üst düzey yöneticisi olduğu iddia edilen davacıdan tazmini amacıyla 6183 sayılı Yasa hükümleri doğrultusunda yürütülen takibe itirazın kabulüyle, ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece anılan konuda mahkememizin 1997/303-312 nolu dosyaları ile yapılan yargılama sırasında E... Metal A.Ş.'nin E... Petrol A.Ş.'ye devredildiği kesinleştiğinden bu kesinleşme nedeniyle E... Petrol A.Ş. üst düzey yöneticilerinin ilgili borçtan sorumlu olacağından, davacının ispatlanamayan davasının reddine, karar verilmiştir.
506 Sayılı Yasa'nın 82. maddesi, ... işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müteselsilen sorumludur.
Bu hükme aykırı sözleşmeler muteber değildir. İçerikli düzenlemesiyle, işverenin sorumluluk konularını sınırlamıştır.
Üst düzey yöneticiler açısından takibe dayanak yapılan 506 sayılı Yasa'nın 80. maddesindeki hüküm de, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Düzenlemesiyle, üst düzey yönetici ve yetkililerin sorumluluğu için sigorta primleriyle sınırlı olan, ayrıca prim borcunun doğduğu dönemde tahakkuk ve tediye konularında yetkili olmayı, buna karşın haklı neden olmaksızın bu yükümlülükleri yerine getirmemeyi koşul olarak getirmiştir. Kurum tarafından yürütülen takibe konu borcun, davacının yöneticisi olmadığı bir tüzel kişiliğin işverenliğine ait olduğundan, 506 sayılı Yasa'nın 82. maddesi uyarınca sorumluluğu yoluna gidilen ve devralan konumunda bulunan tüzel kişiliğin üst düzey yöneticisi olarak davacı hakkında anılan maddeler çerçevesinde değerlendirme yapılmasına olanak yoktur.
Takip hukuku açısından uygulanılması düşünülebilecek 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. maddesi de, tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları için uygulanabilme olanağına sahip olup, devralan işveren şirketin böylesi bir borç ödemekten aciz durumu sübuta ermediğinden kanuni temsilcilerin sorumluluğu yoluna gidilmesine olanak bulunmamaktadır.
Kaldı ki, davacı Şehmus T.'nin şirketler arasındaki devir görüşmeleri sırasında 5.8.1996-19.8.1996 tarihleri arasını kapsayan süre için yönetim kurulu tarafından yetkilendirilme dışındaki dönemde herhangi bir biçimde şirket yönetiminde görev almadığı da dosya içeriğindeki belgelerle sabittir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy