(6183 S. K. m. 103) (506 S. K. m. 83, 87)
Davacı, borçlu bulunmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M.Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmü dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı T. Anonim Şirketi neticeden, müteahhit firmanın borcu nedeniyle gönderilen ödeme emrinin, öncelikle borcun zamanaşımına uğradığı nedenle, bunun kabul görmemesi halinde ise; ihale makamı olmaları nedeniyle belirtilen nitelikte borçlarının bulunmadığından iptalini talep etmekte olup, mahkemece istemin yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
Ödeme emrinin incelenmesinden, davalı Kurum tarafından "müteahhit firma olarak çalışan L.K. AŞ. ve K.L.S. Limited Şirketleri ile davacı T.A.Ş. aralarındaki hukuksal ilişkinin 506 Sayılı Yasanın 87. Maddesi kapsamında değerlendirildiği, 1994/7 ila 1996/2 döneminde muhtelif aylar arası prim borcu" denilmek suretiyle ödeme emri düzenlendiği anlaşılmaktadır. Prim borçlarının, adı geçen şirketlerin 6 değişik işyerine ait olduğu ve bu işyerleri hakkında 12 den fazla İcra takibi yapıldığı da ödeme emrinden anlaşılmaktadır.
Öncelikle, ödeme emrine konu primlerin hangi aylara ait oldukları yönündeki belirsizlik giderilerek, miktarlarıyla saptanmalı, bu devrelere ait olmak üzere L.K. A.Ş. ile K.L.S. Limited Şirketleri hakkındaki icra takip dosyaları da getirtilerek, 6183 Sayılı Yasanın 103. Maddesinde belirtilen tahsil zamanaşımını kesen sebeplerin varlığı olgusu her prim borcu için tek tek irdelenmeli, belirtilen yönde yapılacak incelemeden sonra zamanaşımını kesen nedenlerin saptanması halinde ise maddenin son fıkrasında belirtilen "Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı" hukuksal gerçeği de dikkate alınmalıdır.
Ayrıca, L.K. A.Ş. ve K.L.S. Limited Şirketleri ile davacı T. A.Ş. aralarında ki hukuksal ilişkinin niteliği de her sözleşme yönünden ayrı ayrı irdelenmeli, davacı T. A.Ş. nin ihale makamı olduğu yönünde hukuksal bir ilişki saptanırsa, bu kez de 506 Sayılı Yasanın 83. maddesine göre sorumluluğu araştırılmalıdır.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı T. Anonim Şirketinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy