(506 S. K. m. 9, 10, 26) (1475 S. K. m. 73)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, 21.5.1998 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibi annesine yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işverenden rücuan tahsili istemine ilişkin olup, hükme dayanak kılınan kusur raporunda, zararlandırıcı sigorta olayının vukuunda davalı işverene % 100 oranında kusur verilmiştir. Ne var ki, işveren şirket yetkilisi aleyhine açılan ceza davasında, raylar üzerindeki tuğla çekeceklerini taşıyan sigortalının ön taraftan taşımaması gerektiği halde bunları ön taraftan çekerek taşıdığından bahisle sigortalıya 5/8 oranında kusur verilmesi, diğer taraftan İş Kanununun 73.maddesi hükmüne göre işçilerin de işçi sağlığı ve iş güvenliği hakkındaki usul ve şartlara uymakla yükümlü bulunması karşısında; sigortalının kusurunun varlığı ve oranı bu olgu çevresinde yeniden değerlendirilmelidir. Ayrıca,mevcut kusur raporları arasında kusur oran ve aidiyeti konusundaki açık çelişki de giderilmelidir.
Mahkemece, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda yukarıda açıklanan esaslara göre ve mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek biçimde rapor alıp, irdelemeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi;
3- Davada, 506 sayılı Kanunun 26.maddesi yanında aynı kanunun 9 ve 10.maddelerine de dayanılmış olup, anılan maddeler 26.maddeye nazaran uygulanma önceliğini haiz bulunmaktadır. Hal böyle olunca, Sosyal Sigortalar Kanunun 9 ve 10.maddelerinin 8.9.1999 yürürlük tarihli 4447 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki şeklinde öngörülen yasal koşulların varlığı gereğince ve yöntemince araştırılıp irdelenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması;
4- Davacı Kurumun rücu alacağının dış tavanını teşkil eden miktarın belirlenmesinde; zararın tespiti aşamasında hüküm tarihi (30.11.2001)itibariyle yürürlükte bulunan 1.1.2001 ve 1.7.2001 tarihli asgari ücret artışlarının gözetilmeyerek aktif dönem zararının eksik tespiti; usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy