(506 S. K. m. 9, 10) (818 S. K. m. 43, 44) (2918 S. K. m. 98, 99, 108) (Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği m. 12, 13, 14)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır. Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dava 21.11.1998 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine davacı Kuruma yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işveren ile zararlandırıcı sigorta olayına karışan aracı sigortalayan olarak davalı sigorta şirketinden rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davalı işveren yönünden sigortalının işyerinde işe başlama tarihinden itibaren bir aylık yasal sürenin geçmesinden ve iş kazasının vukuundan sonra işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi nedeniyle 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmiştir.
Davalı işveren bakımından dış tavanda Borçlar Kanununun madde 43, 44'e göre yapılacak hakkaniyet indiriminde keza davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda hükme dayanak kılınan kusur raporunda, zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinde davalı işverene % 75, sigortalıya % 25 oranında kusur verilmiş ise de; anılan raporun; sigortalının araçta dinlenme kısmı bulunmasına rağmen aracı uygun mahalde park ederek dinlenmemesinin yarattığı dalgınlığın ve aracı direksiyon hakimiyetini sağlayabileceği bir hızla seyretmemesinin trafik iş kazasının meydana gelmesindeki nedenlerden olması karşısında; sigortalıya atfedilen kusur oranı bakımından somut olayın oluş biçimine uygunluğundan bahsedilemez. Kaldı ki bu rapor yargılama aşamasında alınan ve sigortalıyı % 100 oranında kusurlu bulan raporla da, kusur oran ve aidiyeti bakımından açık çelişki içerisinde bulunup, bu çelişki de giderilmemiştir.
Mahkemece işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı ile trafik konusunda uzman bilirkişi heyetinde kusur oran ve aidiyeti konusunda açıklanan esaslar dahilinde ve mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek biçimde rapor alıp, irdeleyerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz kusur raporunun hükme dayanak kılınması,
3-) Davada teselsül hükümlerine dayanılması itibariyle, Kurumun rücu alacağının, poliçede yazılı sorumluluk limiti dahilindeki kesiminin davalılardan müştereken ve müteselsilen fazlasının ise sadece işveren davalıdan tahsiline hükmedilmesi keza davalıların harç, avukatlık parası ve yargılama giderlerinden sorumluluklarının da bu esas çevresinde belirlenmesi gerekirken aksinin kabulü;
4-) Davalı sigorta şirketinin rücu alacağından poliçedeki limitle sınırlı sorumluluğunun belirlenmesinde, davaya konu tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik ödeneği ile bunlar dışındaki tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ayrı ayrı değerlendirilmesi gereğinin gözetilmeyerek eksik rücu alacağına hükmedilmesi;
5-) Sigorta Şirketi yönünden faiz başlangıcı (Temerrüt) tarihinin hiçbir duraksamaya sebebiyet vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98, 99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının; sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekirken belirtilen konuda eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile ödeme ve onay tarihlerinin faize başlangıç kılınması; usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy