(506 S. K. m.26)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava; 26.3.1995 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen 33 sigortalı işçinin hak sahiplerine Kurumca yapılan Sosyal Sigorta yardımlarının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinde kaçınılmazlığın % 60 oranında etkili olduğu, davalı işverenin % 20, davalı Tahir Taşkın'ın % 20 oranında kusurlu bulunduğu, sigortalılar Ömer Yiğit, Mahmut Çimen, Dursun Duygu, Mustafa Şimşek, Mustafa Gedik, Rafet Bilecan ve Hüseyin Güngör'ün haksahiplerinin maddi zararlarının hesaplandığı Ankara İş Mahkemelerinde açılan Yargıtayca onanarak kesinleşmiş dava dosyaları içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 25.6.2001 günlü hesap raporunda, hak sahipleri tarafından dava açılmayan 26 sigortalının hak sahiplerinin maddi zararları hesaplanmamış, Kurum tarafından bu sigortalıların hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlere % 40 kusur uygulanarak bu sigortalılar yönünden istenebilecek Kurum zararının belirlenmesiyle yenitilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Kanunun 26. maddesindeki ardalık ilkesi uyarınca davacı Kurumun rücu alacağı, hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar miktarı ile sınırlı bulunduğundan mahkemece yapılacak iş; 26 sigortalının hak sahiplerinin de maddi zarar miktarları uzman bilirkişi marifetiyle hesaplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olup eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy