(506 S. K. Ek m. 5)
Dava: Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibarıyla itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacının 506 sayılı Yasanın Ek 5/IV. maddesi kapsamında itibari hizmet süresinden yararlandırılma gereğinin tespiti istemine ilişkin davasının yargılaması sonucunda yazılı gerekçelerle kabule karar verilmiş olmasına karşın, karara dayanak yapılan bilirkişi raporu, davacının çalıştığı birim ve yaptığı iş itibarıyla anılan maddede sayılan olumsuz dış etkenlere maruz kalıp kalmadığı konusunda ayrıntılı bir irdeleme içermediği gibi, maddede itibari hizmet süresinden yararlanma koşulları arasında yer almayan bir kısım etkenlere de yer verilerek davacının kadrosuz müteferrik işçilik, oto tamirhanesi ve meydan işçiliği olarak geçen çalışma sürelerinin tümü meydan bölümünde geçen çalışma olarak değerlendirilerek sonuca varılmıştır.
Davacı işyerinin farklı bölümlerinde çalışmış olup çalışmasının ağırlıklı kısmı meydan bölümünde geçmiştir. Bilirkişi raporunda meydan ünitesinin açık alan olduğu belirtilmiş olup bu ünite için sayılan su ile temas, sıcaklık değişimi gibi etkenler yasanın sınırlı biçimde belirlediği itibari hizmet süresinden yararlanma koşulları arasında yer almamaktadır. Ancak raporun sonuç kısmında genel bir değerlendirmeyle bu işçinin de zehirli, boğucu, yakıcı, öldürücü nitelikli gazların etkisi altında çalıştığı görüşüne yer verilmiştir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, davacının çalıştığı birim ve çalışma süreleri gözetilerek, işyeri kayıt ve koşulları da incelenerek, 506 sayılı Yasa'nın Ek 5. maddesinin IV. numaralı bendi ve bunun alt bentlerinde sınırlı biçimde sayılmış olan koşulları davacının çalışmaları açısından ayrı ayrı değerlendirilip itibari hizmet süresinden yararlanmasının gerekip gerekmediğinin davacının özlük dosyasındaki bilgilere göre bireyselleştirme işlemi yapılarak belirlenmesi gereği üzerinde durulmamış olması, ayrıca davacının davalı işverene ait işyerinde fiilen çalışmaya başladığı tarihin sonraki bir tarih olduğu dahi gözetilmeksizin 1.10.1987 tarihinden itibaren yararlanma gereğine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy