(506 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 43) (765 S. K. m. 51)
Dava: Davacı, tabancayla yaralanan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Haksız tahrik nedeniyle hükmedilen miktardan, Türk Ceza Kanunu 51/2 maddesine dayalı olarak 2/3 oranında indirim yapılması Borçlar Kanununun 43.maddesinin gereğidir. Zira zarar gören kişinin haksız tahriki sonucu olay meydana geldiğine göre tazminat miktarının bu oranda düşülmesi Dairemizin yerleşmiş içtihadıdır.
Öte yandan, vekaletname davalı A. adına düzenlenmemiştir. Mahkemenin bu vekaletname kapsamına göre davalılar vekilinin, davalı A. Kaleyıkan'ı temsile yetkili olmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla karar vermiş olması da isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş; A. Kaleyıkan adına vekaletname ibraz edilmesini, babası diğer davalı Rasim'den istemek ve vekaletname ibraz edilmesi halinde yargılamaya devamla yukarıda değinilen esasa ilişkin bozma doğrultusunda bir karar vermek, A. adına vekaletname ibraz edilemezse bu taktirde davalı A.'nin velisi Rasim'in iştirakiyle davaya devam ederek, bir hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda yargılama yaparak karar vermesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy