(506 S. K. m. 79) (1479 S. K. m. 24, 25) (2829 S. K. m. 4, 8) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumlu çalıştığı sürelerden çakışan süreler hariç kalan Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi İhsan Çakmak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 79,1479 Sayılı Kanunun 24 - 25 ve 2829 Sayılı Kanunun 4-8.maddeleridir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının duruşmada çağırılıp uyuşmazlığın ne olduğu konusunda talebine açıklık getirilmesinin sağlanmadığı, Kurumlardaki çalışmalarının başlangıç ve bitiş tarihlerinin kararın hüküm fıkrasında yıl-ay ve gün olarak belirtilmediği; infazın da, güçlük ve tereddüt oluşturacak bir biçimde yuvarlak, muğlâk ve müphem ifadelerle hüküm tesis edildiği açıkça görülmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388.maddesinde aynen Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık ve şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir demektedir.
Keza Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 389.maddesinde de verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahsedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır. ifadesi kullanılmıştır. Belirtilen hususların gözardı edilerek yargılama sırasında davaya dahil edilen Bağ-Kur için harç alma cihetine gidilmeden noksan tahkikat ve inceleme ile infazında güçlük ve tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'un vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy