(506 S. K. m. 26) (1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, iş kazasında yaralanan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ali Göcen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Mahkemece iş kazasının hangi tarihte meydana geldiği kesin olarak tespit edilmeli ve buna göre 506 Sayılı Kanun'un 26. maddesi kapsamında sorumlu işverenin davalı Limited Şirket olup olmadığı araştırılmalıdır. Gerçekten dava dilekçesinde iş kazasının 21.03.1997, Sosyal Sigortalar Kurumu müfettişinin 15.12.1997 tarihli raporunda ve Samsun Sigorta Müdürlüğü'nün 16.11.1998 gün ve 8387 sayılı yazısında ise 15.12.1996 olduğu belirtilmektedir. Davalı şirket vekili, aşamalarda 15.12.1996 tarihi itibariyle sigortalının müvekkili işverene ait işyerinde çalışmadığını ve husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini ileri sürdüğüne göre mahkemece bu yön üzerinde durulmalı, davalının işveren sıfatını taşıyıp taşımadığı dolayısıyla husumete ehil olup olmadığı araştırılmalıdır.
2- Öte yandan sigortalıda meydana gelen bel fıtığı hastalığının, davaya konu edilen iş kazası sonucu meydana gelip gelmediği, bir başka anlatımla iş kazası ile hastalık arasında uygun illiyet bağının mevcut olup olmadığının alınacak tıbbi heyet raporuyla kesin olarak tespiti gerekir.
3- Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince davacı lehine 87.500.000. lira avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik miktara hükmedilmesi de isabetsizdir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan esaslar dahilinde yargılama yaparak varılacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde kabul kararı vermesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy