(2926 S. K. m. 1, 2, 4, 5, 7, 9, Geç. m. 1, 4) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, 10 yıllık borçlanmasının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hüseyin Erol tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava hukuki nitelikçe 10 yıllık borçlanmanın geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 2926 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi hükmünde; bu kanuna göre sigortalı olanlardan; Geçici 4. maddeye göre o yerin Bakanlar Kurulu Kararı ile kapsama alındığı tarih itibariyle erkek ise 45, kadın ise 40 yaşını geçenler; sigortalı oldukları tarihten geriye doğru en çok 10 yıllık süreyi; mecburi sigortalılık kapsamına girdikleri tarihten itibaren iki yıl içinde talepte bulunmak kaydıyla borçlanabilirler.
Davada uyuşmazlık; davacının mecburi sigortalılık kapsamına girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde Kurumdan borçlanma talep edip etmediği konusundadır.
2926 Sayılı Kanunun 2 ve 3 maddeleri kapsamında; kanunla veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımda kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlardan 22 yaşını doldurmuş erkeklerle, aile reisi kadınlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar. Diğer taraftan bu kanun kapsamındaki sigortalılık zorunlu sigortalılık niteliğinde ise de; aynı yasanın 4, 5 ve 7. maddeleri hükmüne göre; sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların bu kanun kapsamında hak ve yükümlülükleri, diğer bir ifade ile mecburi sigortalılık kapsamına girmeleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren söz konusu olacaktır. Keza 9. madde hükmüne göre Kurumca re'sen tescil edilenler yönünden mecburi sigortalılık kapsamında hak ve mükellefiyetlerin başlangıcı; Bağ-Kur'ca re'sen tescil edildikleri tarihtir. Hal böyle olunca; Geçici 1. madde hükmünde öngörülen mecburi sigortalılık kapsamına girme tarihi ile ifade edilen; sigortalının kuruma kayıt ve tescil edildiği giderek 2926 Sayılı Kanun kapsamında hak ve mükellefiyetlerin başladığı tarihtir. Somut olayda; davacının 01.10.1995 tarihi itibariyle Bağ-Kur'ca re'sen kayıt ve tescili yapılarak bu tarihte mecburi sigortalılık statüsü oluşmuş ve davacı 01.10.1995 tarihinden itibaren 2 yıllık yasal süre içinde 22.11.1995 tarihinde Bağ-Kur'dan 10 yıllık borçlanma talebinde bulunmuştur.
Kabule göre de; davacının davalı Kurumu herhangi bir biçimde yanıltması söz konusu değildir. Şöyle ki, Bağ-Kur davacıyı 01.10.1995 tarihinden itibaren re'sen zorunlu sigortalı olarak kayıt ve tescil ederek durumu sigortalıya bildirmiş; sigortalının 10 yıllık borçlanma talebi ise Kurumca gereğince inceleme yapılmaksızın kabul edilmiştir ve kendi kusurlu eyleminin sonucuna Bağ-Kur katlanmalıdır. Yine Bağ-Kur; borçlanılan süre karşılığı primin sigortalıca ödenmesinden sonra uzun yıllar bu ödemeyi yed'inde tutarak sigortalıya sosyal güvenliği konusunda güvence vermiştir. Giderek borçlanmanın yıllar sonra yaşlılık aylığı tahsis talebi üzerinde iptalinin Medeni Kanun'un 2. maddesinde öngörülen genel nitelikteki afaki iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı da açıktır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin davanın kabulü yerine yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy