(506 S. K. m. 9, 10)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 10.01.1990 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiç birine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı vekili müvekkilinin, Kurum müfettişinin 12.11.1996 günlü raporuna dayanılarak Muammer Yeter'e ait özel garaj inşaatında geçen ve 10.01.1990 tarihinden itibaren Kuruma bildirilen 5 günlük sigortalı çalışmasının iptali sebebiyle; Kurum işleminin iptaline, sigorta başlangıcının 10.01.1990 olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkeme davanın reddine karar vermiştir. Ancak, Kurum müfettişi, işverenin oğlu Ömer Yeter ile yapılan görüşmede; "sigortalıyı tanımadığını" söylediğinden davacı adına bildirilen sigortalı çalışmanın iptalini önermiştir. Ne var ki, işveren vekilinin beyanı tutanağa geçmemiştir. Mahkeme de, ne işvereni dinlemiş, ne de oğlu Ömer Yeter'i dinleyerek müfettişe nasıl ifade verdiğini sormamıştır.
Muammer Yeter'e ait işyerinden Kuruma verilen işe giriş bildirgesinde, davacının 10.01.1990 tarihinde işe alındığı anlaşılmaktadır. İşe giriş bildirgesi 506 sayılı Kanun'un 9 ve 10. maddelerinde belirtilen sürede Kuruma ulaşmıştır. İşe giriş bildirgesinde işverenin imzası bulunmaktadır. Yine, davacının 5 gün çalıştığına ilişkin sigortalı hesap fişini işveren imzalamıştır. İşverenin, 1989 yılı 3. dönem dört aylık sigorta primleri bordrosunda, davacının bir çalışması bulunmamakta; fakat, bordronun altına davacının ismi yazılarak karalanmıştır. Dinlenen tanıklar davacının çalıştığını söylemişlerdir. Mahkeme, bordro tanıklarını da dinlememiştir. İşyeri Yasa kapsamından çıktıktan sonra, davacının garaj inşaatında hangi işi yaptığı tanıklara sorulmamıştır. Eksik tahkikatla yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy