(506 S.K. m.85) (4247 S.K. m.1,2)
Dava: Davacı, 11.954.928 sigorta sicil nosu ile geçen isteğe bağlı sigortalılığının zorunlu sigortalılık ile çakışan kısmı haricinde geçerli olduğunun ve 01.12.2002 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olarak önceden Kuruma tescil edildiği anlaşılan ve 01.07.1989 tarihinden geçerli olmak üzere isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı kabul edilen davacı, zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olarak çalıştığı 25.03.1994 - 01.04.1994 tarihleri arasındaki dönem dışında 01.07.1989 - 30.10.2002 tarihleri arasında primi ödenmiş isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu Sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile, 01.04.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece; isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı ile çakışan 7 günlük zorunlu sigortalılığı bulunan davacının 30.10.2002 tarihine kadarki primlerini ödeyerek isteğe bağlı sigortalı olma yönündeki iradesini ortaya koyduğu gerekçesiyle isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğunun tespiti ile aylık bağlanmasına karar verilmiştir.
Davacının zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olarak çalıştıktan sonra 506 sayılı yasanın 85. maddesi kapsamında yeniden isteğe bağlı sigortalı olma yönünde Kuruma yazılı başvurusunun ve isteğe bağlı sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde herhangi bir prim ödemesinin bulunmadığı zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu Sigortalılığının sona ermesinden sonra primlerini 4247 sayılı yasadan yararlanarak 31.03.1998 tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte kuruma ödediği özlük dosyasının incelenmesinden açıkça anlaşıldığından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.05.2003 gün ve 2003/10-375-356 sayılı kararında da benimsenen ilkeler doğrultusunda isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiren zorunlu sigortalılığın başladığı 25.03.1994 tarihinden sonraki isteğe bağlı sigortalılığın iptaline dair kurum işleminin yerinde olduğunun, ancak davacının 31.03.1998 tarihinden itibaren yeniden isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı primi ödemeye başladığı dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalı olma iradesini koyan bu ödeme tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.1998 tarihinden itibaren ( ödediği primlere karşılık gelen süre kadar ) isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu Sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, 4247 sayılı yasanın; 506 sayılı yasanın 85. maddesine uygun şekilde ve yasal olarak geçerli isteğe bağlı sigortalılıklar için getirilmiş bir düzenleme olduğu dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye A.Suat Ertosun'un Muhalefetine karşı; Başkan Coşkun Erbaş, Üye M.Zafer Erdoğan, Üye Coşkun Ö. ve Ali Göcen'in oylarıyla ve oyçokluğuyla 15.03.2004 gününde karar verildi.
KARŞI OY :
Daha önceden zorunlu sigortalılığı bulunan davacı, 16.06.1989 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olmak için Kuruma başvurmuştur. Kurum tarafından istemi kabul edilen davacı, 01.07.1989 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olmuştur. Davacı daha sonra 25.03.1994 ila 01.04.1994 tarihleri arasında zorunlu sigortalı olarak çalışmıştır. 1990 yılı Ocak ayından, 1996 yılı Aralık ayı sonuna kadar prim ödemeyen davacı, 16.05.1997 tarihinde yürürlüğe giren 4247 Sayılı Kanundan yararlanmak için süresi içinde 06.02.1998 günü Kuruma başvurmuş, başvurusu Kurum tarafından kabul edilmiş, 31.03.1998 tarihi itibariyle prim borçları geçmişe yönelik olarak gecikme zamlarıyla birlikte hesaplanarak anılan tarihte takip edilmiştir. Daha sonraki dönemlere ait primlerin bir kısmı düzenli, bir kısmı ise gecikme zamlarıyla ödenmiştir. Açıklandığı üzere davalı Kurum, davalının isteğe bağlı sigortalılığı ile çakışan zorunlu sigortalılığını bilmektedir. Buna rağmen davacının istemini kabul eden, ödeme planı çıkaran, alacağını tahsil eden ve tahsil ettiği paralardan yararlanan davalı Kurumun, yıllar sonra 29.11.2002 tarihinde 01.12.2002 gününde yaşlılık aylığı bağlanması için başvuruda bulunulması üzerine niza çıkarması, Medeni Kanunumuzun 2. maddelerinde ifadesini bulan dürüst davranma ( objektif hüsniyet-iyiniyet ) kuralına uymamaktadır. Davacı, davalı idareye güvenmiş ve emekli olacağı günü hesap ederek beklemiştir. Aradan 5 yıldan fazla bir süre geçtikten sora 29.11.2002 gününde yaşlılık aylığı bağlanması için Kuruma, başvuran davacı, zorunlu sigortalı olduğu 25.03.1994 ila - 01.04.1994 tarihleri arasındaki 7 günlük süre hariç olmak üzere, 01.04.1998 ila 31.10.2002 tarihleri arasındaki primlerini ödediği isteğe bağlı sigortalılığının kabul edilmediği sürpriziyle kanıtlanmıştır. Devlete güven esastır. Güvenli yaşamanın yolu istikrarlı uygulamalardır. Davalı Kurumun davranışı, Anayasamızın "Herkes Sosyal Güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar" hükmünü içeren, sosyal güvenlik hakkı ile ilgili 60 ve yukarda sözünü ettiğim Medeni Kanunumuzun dürüst davranma ile ilgili 2. maddelerine açıkça aykırıdır. Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun, davacının zorunlu sigortalılığının sona erdiği 01.04.1994 tarihinden sonra Sosyal Sigortalar Sayılı Kanunun 85. maddesi uyarınca yazılı istemde bulunmadığı görüşüyle 01.04.1998 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalılığının kabul edilmemesi, dolayısıyla kararın kısmen bozulması yönündeki gününe katılmıyorum. Mahkemenin kararının onanması gerektiği görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy