(1475 S. K. m. 73) (506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, Davalı Dernek vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalıya ait inşaat işinde çalışan kazalının işvereni davalı dernektir. İşe giriş bildirgesi ve prim bildirgeleri davalı işveren tarafından düzenlenmiştir. Her ne kadar uygulamada işçilik taşeronluğu kavramı kullanılmakta ise de bu kavramın hukuki niteliği yoktur. Bu nedenle, işveren olduğu tartışmasız olan davalı derneğin işyerinde işin yürütümü ile ilgili olarak 1475 sayılı yasanın 73. maddesi gereğince, her türlü tedbiri almakla yükümlü olduğunun kabulü gerekir. Hükme dayanak yapılan raporda ise iş güvenliği tedbirlerini almayan sigortalının olayda bu nedenle %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu kabul 1475 sayılı Kanunun 73. ve 506 sayılı yasanın 26. maddelerine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle yeniden kusur incelemesi yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz kusur raporuna göre hüküm verilmesi isabetsizdir.
O halde davacı Kurum vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy