(506 S.K. m. 9, 10,26) (818 S.K. m. 43, 44) (1086 S.K m. 74)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.Hükmün, davacı ve davalılardan Tahir Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Tahir' in tüm, davacı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, işe girişi süresinde Kuruma bildirilmeyen sigortalı işçi Hasan'ın 28.11.1993 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli işgöremez duruma gelmesi üzerine Kurumca yapılan Sosyal Sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, somut olayda, sigortalının işvereni Tahir yönünden 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddesindeki koşulların oluştuğu ve zararlandırıcı sigorta olayında, davalı Tahir 'in % 50, davalı Şaban'ın % 40, sigortalı işçi Hasan'ın % 10 oranında kusurlu olduğu, hükmü temyiz etmeyen davalı Şaban yönünden, hükme dayanak yapılan 06.08.2003 günlü hesap raporuyla 26. madde çerçevesinde 17.893.181.323 lira olarak belirlenen maddi zarar miktarının kesinleştiği dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Davalı işverenin 506 Sayılı kanunun 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuzluk ilkesine dayanır. Zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemişse Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10.maddeye göre sorumlu tutulması gerekir.
Hakkaniyet indirimi yapılırken, sigortalının müterafik kusuru oranında indirim yapılması hâlinde, 26. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar ile 10. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar arasında herhangi bir fark kalmayacağından, hakkaniyet indiriminin, sigortalının müterafik kusurundan az olması gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı işveren Tahir'ın %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca yaptırılıp hükme dayanak yapılan 06.08.2003 günlü hesap raporunda %100 kusura göre 19.830.364.599 lira olarak hesaplanan maddi tazminat miktarından, Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50'den az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak davalı işverenin sorumlu olduğu gerçek zarar tavanı belirlendikten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak tavan aşılmamak suretiyle rücu alacağına hükmetmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şeklide hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy