(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, işkazasında ölen sigortalı işçinin haksahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, işkazasında ölen sigortalı işçinin haksahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Davaya konu somut olay; davalı B... Limited Şirketi tarafından işletilen krom ocağında üretim amacıyla yapılan patlama sonrasında çalışmalar devam ederken, "kavlak" olarak adlandırılan ve tavanda askıda bulunan krom cevheri bloğunun sigortalının üzerine düşmesi sonucu meydana gelmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 5.2.2002 günlü kusur raporunda; sigorta olayının jeolojik arıza ile oluşan çatlak yüzey nedeniyle "kaçınılmazlık" sonucu meydana geldiği belirtilmektedir.
Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 26.maddesi olup, davalıların Kurumun rücu alacağından sorumlulukları ancak kusurlarının varlığı halinde mümkündür. Aynı olay nedeniyle 4616 Sayılı Yasa uyarınca kesin hükme bağlanması ertelenen ceza davasında alınmış ilk kusur raporunda kaçınılmazlık olgusuna hiç yer verilmediği, 28.11.2000 tarihli raporda ise 1/8 oranında bulunduğu ifade edilmiş olmakla hükme dayanak kılınmış olan 05.02.2002 tarihli kusur raporu ile aralarında oluşan çelişki giderilmeksizin hükme esas alınması isabetsizdir.
Öte yandan bu gibi işyerlerinde kavlak kontrolünün yapılmamasının mevzuata aykırı olduğu dikkate alınmalıdır.
Ayrıca olayın oluş tarzı dikkate alındığında, Maden ve Taş Ocağı İşletmelerinde tünel yapımında alınacak işçi sağlığı ve işgüvenliği önlemlerine ilişkin Tüzüğün 42 ve devamı maddelerde belirtilen işgüvenliği önlemlerinin dava konu işyerinde yeterince alınmadığının anlaşılmış olması karşısında sigorta olayının tamamen kaçınılmazlık olgusu sonucunda meydana geldiğinin kabulünde isabet bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden açıklanan esaslar çevresinde ve mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek biçimde rapor alınıp irdelenmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy