(506 S. K. m. 26, 87) (818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dava 05.01.1998 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalı Hasan C.'ün hak sahiplerine davacı Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalılardan rucüen tahsiline ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26. ve 87. maddeleridir.
İş bu rücu davasında; konuda uzman bilirkişilerden kusur oranlarını saptayan rapor aldırılmadan, ceza dosyasındaki 04.08.2000 tarihli kusur raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle davalı Halil Öner hakkında ceza davası açılmış, davalı Halil'e 3/8, dava dışı Ekinciler Anonim Şirketi elemanlarına 3/8, sigortalı Hasan C.'e 2/8 oranında kusur izafe olunmuş, davalı Halil Öner hakkında 4616 sayılı Kanun uyarınca davanın ertelenmesine karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza kararında kesinleşen maddi olgularla bağlı olup, kusur oranı ile bağlı değildir. Öte yandan ceza dosyasında, Ekinciler Şirketi taraf olmadığından alınan kusur raporu şirketi bağlamadığı gibi Ekinciler A.Ş.'nin konuyla ilgili sorumluluk taşıyan elemanlarına kusur verilmiş, şirketin kusuru tartışılmamıştır. Mahkemece, açıklanan esaslar doğrultusunda yeniden kusur incelemesi yaptırılıp 26. maddeye uygun kusur raporuna dayanılarak hüküm kurulmaması,
2- Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalıyı çalıştıran Halil Öner ile diğer davalı Ekinciler Demir Çelik Sanayi A.Ş. arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin bir başka ifade ile asıl işveren-taşeron ilişkisi olup olmadığının saptanmaması,
3- Gerekçeli kararın, gerekçe kısmında 31.05.2002 tarihli ilk hesap raporuna dayanıldığı açıklanmasına rağmen, hüküm fıkrasında 31.08.2002 tarihli hesap raporundaki miktarların esas alınması,
4- Kurum zararının sarf ve onay tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı bilirkişiye hesaplattırılmadan ve talep aşılarak işlemiş faize hükmedilmesi,
5- 31.12.2002 tarihine kadar asgari ücret miktarının bilinmesine rağmen 31.08.2002 tarihine kadar bilinen dönem hesabı yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy