(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin tüm, davalı Karayolları Genel Müdürü vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Mahkemece yeni bir kusur raporu alınmamış, Ankara 10. İş Mahkemesinin 2001/240 Esas ve 2002/223 Karar sayılı kesinleşmiş 1. rücu dava dosyasındaki kusur oranları hükme esas alınmıştır. Bahse konu davada alınan kusur raporunda Kurum sigortalısı %25, davalı Necdet %25 ve dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü %50 kusurlu bulunmuştur.
Mevcut davamızda 1. rücu davasının davalısı Necdet ile önceki davada taraf olmayan işveren Karayolları Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilmiştir.
Mahkemece yeni bir kusur raporu alınmadan ilk rücu davasındaki kusur raporunun hükme esas alınması kusurunu kabul etmeyen ve daha önce savunmada bulunmayan davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup ilk rücu davasındaki kusur oranı davalı işveren Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden bağlayıcı değildir.
Mahkemece yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişiler kurulundan, yöntemince düzenlenmiş yeni bir kusur raporu aldırıp, tarafların kusurlarını tespit ettikten sonra davayı değerlendirmekten ibarettir. Eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı işveren Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy