(1086 S. K. m. 275) (1479 S. K. Ek m. 11)
Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacının Kuruma sağlık primi borcu bulunup bulunmadığını, varsa miktarını tespit etmek için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş; bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle, dava ispat edilemediğinden bahisle, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı 1479 sayılı Kanun'un 79'ncu maddesi uyarınca 26.11.1998 tarihinden itibaren davalı Kuruma isteğe bağlı sigortalı olmuştur. Sosyal Sigortalar Kurumu Ankara Sigorta Müdürlüğüne verdiği 27.10.1998 tarihli dilekçe ile kocası Y.K.nın Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi zorunlu sigortalı olduğu, eş ve çocuklarının Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığının Bağ-Kur Genel Müdürlüğüne bildirilmesini istemiş, bu konuda 28.10.1998 tarihli yazı ile; Y.K.nın bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocuklarının Kurumumuz Sağlık Hizmetlerinden yararlandığı bilgisi verilmiştir. Davalıya, Bağ-Kur sağlık sigortası prim borcu çıkarınca; 12.06.2001 tarihli dilekçe ile, sağlık sigorta prim borcunun terkinini istemiş ve Sosyal Sigortalar Kurumundan aldığı 28.10.1998 tarihli yazının Bağ-Kur'a iletildiğini Bağ-Kur Ankara il Müdürlüğüne bildirmiştir. Davacı ile davalı Kurum arasında uyuşmazlık kocasının Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi zorunlu sigortalı olması nedeniyle sağlık hizmetlerinden yararlanan davacının davalı Bağ-Kur'a isteğe bağlı sigortalı olarak sağlık sigortası primi ödeyip-ödemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Sorunun çözümü 1479 sayılı Kanun'un Ek-11 ve müteakip maddeleri ile Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliğinde bulunmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 275'nci maddesinde; Hakim, "Halli malumati mahsusa ve fenniyeye tevakkuf eden hususta..." bilirkişiden mütalaa alır, denildiği halde, mahkemenin, uyuşmazlığı hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuksal bilgi çevresinde çözmek yerine, bu kuralın dışına çıkarak bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davanın ispat edilemediğinden bahisle reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy