(1086 S. K. m. 417, 423) (1136 S. K. m. 164/son, 169)
Dava : Davacı ve karşı davalı, yersiz ödenen 1.313.630.556 liranın yasal faizi ile birlikte tahsiline; davalı ve karşı davacı ise borçlu olmadığının tespitine ve 20.07.2000 tarihinde kesilen emekli maaşları toplamı 3.000.000.000 liranın her ay için ayrı hesaplanacak yasal faizi ile birlikte kendisine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davacı ve karşı davalı Sosyal Sigortalar Kurumunun davasının reddine, davalı ve karşı davalının davasının ise kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından davalı aleyhine açılan asıl davanın reddedilmiş olmasına göre, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması,
2- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 417. maddesine göre yargılama harç ve masraflarından davada haksız çıkan tarafın sorumlu olmasına, kısmen kabul edilen karşılık davanın davalısı Sosyal Sigortalar Kurumunun ise harçtan muaf bulunmasına göre, yatırılan harcın iadesine karar verilmesi gerekirken, karşılık davacının harçla sorumlu tutulması,
3- Yargılama giderlerinden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423, Avukatlık Kanununun 169 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin; haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallarındandır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ilişkin 417. maddesi bu ilkeye dayanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 ve 389. maddeleri uyarınca hükmün, taraflara yönelik olarak kurulması gerekirken, Avukatlık Kanununun; avukatla iş sahibi arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen 164/son maddesine yanlış anlam verilerek, taraflar lehine hükmolunması gereken avukatlık ücretinin; yazılı şekilde taraflar vekillerine verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hükmün 1. fıkrasına ( d ) bendi olarak "d-kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir olunan 131.363.055 lira nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine" sözlerinin eklenmesine, 2. fıkrasının ( d ) bendinin silinerek yerine "peşin olarak yatırılan harcın talep halinde karşılık davacı Sabri Yalçın'a iadesine" sözlerinin yazılmasına, 3. fıkrasında yazılı "Av. Aysel Diktutan'a" sözlerinin silinerek yerine "karşılık davacı Sabri Yalçın'a" sözlerinin yazılmasına; "SSK vekiline" sözlerinin silinerek "SSK'ya" sözünün yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy