(506 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi olup, davalı Kurumun rücu alacağının dış tavanını teşkil eden miktarın belirlenmesinde sigortalının hak sahiplerinden eş ile çocuklar M., C. Ali, C. ve C. yönünden, önceki rücu davasında davacı Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından bu hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin değerinin davalılardan tahsili istendiğinde, o davada hükme esas kılınmış hesap raporunda öngörülen maddi zarar miktarları bakımından maddi anlamda kesin yargı durumu oluşmuş ise de; bu hesap raporunda sonradan gelire giren hak sahibi Ümit'e destek payı ayrılmadığından adı geçen hak sahiplerine Kurumca bağlanan gelirlerde meydana gelen artışa ilişkin iş bu rücu davasında yeni hak sahibinin gelire girmesine ilişkin sonradan ortaya çıkan maddi olgu gözetilerek eş ile çocuklar M., C. Ali, C. ve C.'ın destek payları yeniden belirlenmeli ve saptanacak destek payları da ilk rücu davasında alınmış hesap raporundaki maddi zarar miktarına uygulanmalı ve yine her hak sahibi yönünden ayrı ayrı olmak üzere önceki davada hükmedilen gelirler indirilerek sonucuna göre tavan kontrolü yapılmalıdır.
Önceki kesinleşmiş rücu davasında, davacı Kurum tarafından hak sahiplerinden sadece eş ile çocuklar M., C. Ali, C. ve C.'a bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri istenip diğer hak sahibine ilişkin herhangi bir istem olmadığından giderek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun madde 237. kapsamında kesin hükümden söz edebilmek için davanın tarafları yanında dava sebebi ve müddeabihte de ayniyet gerekli bulunduğundan somut olayda taraflarda ayniyet mevcutsa da hak sahibine ilişkin dava sebebi ve müddeabih farklı olduğundan sonradan gelire giren hak sahibi Ümit yönünden önceki rücu davasında alınmış hesap raporunda öngörülen sigortalının kazanç kaybı miktarlarının kesin yargı hükümleri çevresinde bağlayıcılığından bahsedilemez ve adı geçen hak sahibi için dış tavan hesabı hüküm tarihi 16.10.2002 ile sınırlı biçimde değişen donelere göre destek payları yönünden yukarıda belirtilen esaslar ile hükmün davalılarca temyiz edilmemesi nedeniyle davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumu da gözetilerek ehil bilirkişi marifetiyle yeniden hesaplanmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy