(1479 S. K. m. 25, 24)
Davacı, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 2.219.790.905 liranın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalının 31.12.1988 tarihinde başlayıp devam eden dernek kaydı nedeniyle zorunlu Bağ-Kur hizmetinin de 31.12.1988 tarihinden bu yana devam ettiğinden söz ederek davacı Kurumca bağlanan yaşlılık aylığını başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek 01.11.1998 - 21.09.2000 tarihleri arasında yapılan yersiz ödemenin istirdadına karar verilmesini istemiştir.
1479 sayılı Kanunun 24. maddesine göre sigortalı sayılanlardan gelir vergisi mükellefi olanların mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri tarihten itibaren sigortalılıklarının sona ereceği, anılan Kanunun 25. maddesi hüküm gereğidir. İhtilaflı dönemde davalının vergide kaydı yoktur. Demek kaydını sildirmemiş dahi olsa, kendi nam ve hesabına çalışması da kanıtlanamamıştır. Hal böyle olunca davalının 31.12.1988 tarihinden sonrası için zorunlu Bağ Kur sigorta1ısı olduğu kabul edilemez.
Mahkemece davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu taraflar arasında ihtilafa konu olmayan dava dışı Bağ-Kur'un dahi Bağ-Kur hizmeti olarak kabul ettiği 22.03.1985 - 14.05.1987 tarihleri arası davalının kendi nam ve hesabına çalışmasını ispatlayamadığından söz ederek 2 yıl 1 ay 22 günlük hizmetini yok sayarak davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy