(506 S. K. m. 26, 87)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen ve yaralanan sigortalı işçiler için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan İller Bankası Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı tarafından davalı olarak gösterilen Nevzat Y. ile Hasan Y. hakkında 1994/233 E. Sayılı dava açılmış, bu davanın yargılaması sürerken, davalılardan bir kısmı dava tarihi itibariyle ölü bulunan gerçek ve tüzel kişiler hakkında da aynı iş kazasından kaynaklanan alacak nedeniyle 506 sayılı yasanın 26. ve 87. maddelerine dayalı olarak 2000/194 E. Sayılı dava açılmış ve eldeki davayla birleştirilerek yargılaması sürdürülmüştür.
Davacı kurum vekilinin birleştirilen dosyanın açılması aşamasında yapılan usül yanlışlıklarının giderilebilmesi için davaların tefriki konusundaki 13.09.2002 tarihli dilekçeyle duruşmadaki beyanlarına karşın, bu konuda işlem yapılmadığı gibi, davanın kabulü yönünde kurulan hükümde birleşen dosyadaki istem yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin, yalnızca anılan davanın yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulmakla yetinilmiştir. Ayrıca karar gerekçesinde 2000/194 E. Sayılı davanın davalılarından Niyazi D.'nun dava tarihi öncesinde ölmüş olması nedeniyle hakkındaki davanın reddine karar verme gereğinden söz edilmediği halde, istemin davalılardan tahsiline ilişkin hüküm kurularak gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmış; davalılardan Nevzat Y.'ın vekilinin vekaletten çekildiği yolunda bir kayıt ve gerekçeye yer verilmeksizin, vekilinin adı karar başlığında yazılmamış ve karar asile tebliğ edilmiştir.
Sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388 ve 389. maddelerine uygun, denetime elverişli, tarafların iddia, savunmalarıyla hak ve yükümlülüklerini içerir açıklıkta infaz edilebilir bir karar verilmemiş olduğundan tarafların temyize itirazlarının kabulüyle sıralanan gerekçelere uygun bir hüküm kurularak yöntemince tebliği sağlanmak üzere usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy