(1479 S. K. m. 63)
Dava: Davacı, trafik kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Gıyasettin K. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, 16.11.1997 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen Feridun B.'ın hak sahiplerine Bağ-Kur tarafından bağlanan ilk peşin değerli gelirin 1479 Sayılı Kanunun 63.maddesine göre davalılardan rucüen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesi hükmü kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumlulukları öncelikle 3.kişinin suç sayılan hareketi ile yasada belirtilen sosyal sigorta yardımlarının yapılmasını gerektiren bir halin doğması ve sigortalı ya da hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlanmıştır.
Somut olayda; davalılardan sürücü Cavit T.'in ceza mahkemesinde 5/8 oranındaki kusuru ile trafik kazasına neden olduğu ve Bağ-Kur sigortalısı Feridun Balkan'ın vefat etmesi nedeniyle, hak sahiplerine Bağ-Kur tarafından aylık bağlandığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, davalı Gıyaseddin K.'ın rücu alacağından sorumluluğuna dayanak kılınan 1479 Sayılı Kanunun 63.maddesinin 3396 Sayılı Kanunla değiştirilen 2.fıkrasında yer alan araç maliklerine ibaresi; Anayasa Mahkemesinin 27.03.2000 tarih ve 2001/343 Esas-2002/41 Sayılı Kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı 13.11.2002 gün ve 24935 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu durumda araç malikinin 1479 Sayılı Kanunun 63.maddesi kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan yasanın öngördüğü diğer sorumlular kavramı kapsamında 2918 Sayılı Kanunun 3.maddesi hükmünde öngörülen tanım çevresinde işleten sıfatını haiz bulunması; bir başka anlatımla trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan traktör üzerindeki fiili hakimiyet ile aracı tehlikesi kendisine ait olmak üzere kendi nam ve hesabına işletiyor olması halinde mümkündür. Gıyaseddin K.'ın traktörünün M. Kemalpaşa da Ö... Galeriye sattığı ve bu galeri sahibinin olaydan 1,5 yıl öncesinde traktörü olayda ölen Feridun B.'a haricen satış yaptığı tanık sözleri ceza dosyası ve Cumhuriyet Savcılığı tahkikat evrakından anlaşılmaktadır. Gıyaseddin K.'ın işleten olmadığı anlaşıldığından, sırf araç maliki olarak sorumlu tutulması mümkün değildir. Öte yandan, Bağ-Kur'un rücu hakkı kanundan doğan, halefiyete dayanmayan basit rücu hakkı olduğundan; bağlanan peşin sermaye miktarına davalı sürücü Cavit T.'in 5/8 oranındaki kusuru uygulanarak karar vermek gerekirken hak sahiplerinin gerçek zararına sürücünün 5/8 nispetindeki kusur uygulanmak suretiyle eksik rücu alacağına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, Bağ-Kur vekili ve davalı Gıyaseddin K. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy