(506 S. K. m.26)
Dava: İş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılardan Muammer Y. Avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/06/2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar adlarına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat Gülnur Yılmaz geldi. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan Avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Sigortalı Selim Y.'ın sürekli işgöremezlik durumuna girmesine yol açan iş kazası diğer davalıya ait işyerinin kapalı bölümü dışında, açık arazide ve toprak zemin üzerine oturtulmuş damper kasasının çarpık kısımlarının kesilmesi ve düzeltilmesi işlemi sırasında meydana gelmiş olup; kazalı ile davalı Muammer'in üzerinde çalışmaları için görevlendirildikleri kasa 7m uzunluğunda, 2.4 m enli, 3.5 ton ağırlığındadır.
Kasanın üzerine oturduğu iki adet demir sephanın ayaklarının toprak zemine batması nedeniyle kasada oluşan yatıklığı ucu 5cm çaplı bir kriko yardımıyla düzeltmeye çalışırken ve kazalı ile davalı Muammer'in birlikte kasanın altında oldukları anda, kasanın kazalının bulunduğu tarafa yatması üzerine Selim Y.'ın zemin ile kasa arasında sıkışması biçiminde gerçekleşmiştir.
Olay nedeniyle bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin tazminine yönelik ilk rücu davasında husumet yalnızca işveren Subhanettin A.'e yöneltilmiş, anılan davada yapılan inceleme sonucu hükme dayanak alınan kusur raporunda işverenin %50 oranında, müştereken hatalı hareket eden kazalı ile Muammer'in ise herbirinin %25 oranında kusurlu oldukları sonucuna varılmıştır. İlk davada hüküm altına alınmayan kusur oranındaki farktan kaynaklanan kısım ile gelirlerdeki artışın kesinleşen tavan sınırı içinde kalan kısmının talep edildiği eldeki davada ise Muammer Y.'e de husumet yöneltilmiş ve alınan 12.04.2002 tarihli kusur raporunda "işveren Subhanettin A., Usta Muammer Y." raporda sıralanan yasa ve tüzük hükümlerine aykırı eylemleri nedeniyle kusurlu bulunmuş, Muammer'in kusur oranı %25 olarak belirlenmiştir.
Dosya içeriğindeki belgelerle tanık anlatımları gözetildiğinde, işkazasına uğrayan Selim'in 1969 yılında doğduğu, 24.09.1994 tarihinden itibaren işyerinde çalışmakta olduğu, Muammer'in ise 1977 doğumlu olduğu, 24.07.1996 tarihinde gerçekleşen kazadan kısa süre önce, Endüstri Meslek Lisesinin Teknik Resim bölümünden mezun olduğu için, mühendislere yardım amacıyla teknisyen olarak işe alındığı, olay anında görevlendirildiği işin görevi dışında bir iş olduğu, kazalıya göre usta konumunda olmayıp, daha deneyimsiz ve görevi dışında çalıştırılan işçi konumunda olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, Muammer yönünden belirlenen kusur oranının, davalının deneyimi, işyerindeki konumu, sorumluluğu, başlarında yetkili olmaksızın dış alanda baş başa bırakıldıkları işin kapsam ve niteliğiyle uyumsuz, hakkaniyet ölçüsüne de uymayan bir oran olduğu ortadadır. Davalı Muammer'in kusurunun bulunup bulunmadığı ve varsa dayanaklarıyla birlikte açıklanarak ortaya konulması için dosyadaki kanıtlar ve tarafların itirazlarıyla ileri sürdükleri diğer bilgi ve belgeler toplanmak suretiyle bilirkişi kurulundan rapor alınması gereğinin gözetilmemiş olması,
Halefiyet ilkesine dayalı olarak açılan ilk rücu davasında gerçek zarar tavan değeri belirlenip, anılan kararın kesin hüküm niteliği kazanmasıyla taraflar yönünden bağlayıcı hal alan ve dava dilekçesindeki istem belirlenirken davacı Kurum tarafından gözetilen tavan değerin, asgari ücret değerlerindeki artışlardan bahisle yeniden tespiti yoluna gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Muammer Y. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy