(1086 S. K. m. 163, 275)
Dava: Davacı, 3.229.591.562 lira prim borcu ve gecikme zammının iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava; Kurum müfettişince davalıya ait işyerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen rapora istinaden Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının iptali ile davalı şirketin borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece; kesin mehile rağmen bilirkişi ücret ve giderlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ek prim tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin dayanağını, işe girişleri; gerçekte çalışmaya başladıkları tarihten çok sonraki bir tarih olarak Kuruma bildirilen sigortalılar İsmet Güneş, Güler Cengiz, Serpil Karabay ve Lale Aydın'ın Kurum müfettişince alınan beyanları teşkil etmekte olup, anılan sigortalılar dava dilekçesine ekli imzalı beyanlarında sehven bu şekilde beyanda bulunduklarını, davalı işveren vekili de; işyerinin, 01.07.1999 tarihinde müstakilen işe başlayıp Kuruma tescil ettirildiğini, işyerinin faaliyete başlamasından önce bu işyerinde fiilen çalışması mümkün bulunmayan sigortalıların daha önce aynı holdinge bağlı başka işyerlerinde çalıştıkları için bu şekilde beyanda bulunduklarını savunduğundan, öncelikle yukarıda isimleri yazılı sigortalılar mahkemeye çağrılarak, davacı Akkimteks A.Ş. işyerinde hangi tarihte çalışmaya başladıkları açıklattırıldıktan, keza işveren vekilinin, anılan sigortalıların çekişme konusu dönemde önceki işyerlerinde gerçekleşen çalışmaların, söz konusu işyerlerinden Kuruma bildirildiğine dair savunması açıklattırılıp Kurum kayıtları esas alınarak araştırıldıktan sonra gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan bilirkişi incelemesi yaptırılması kabule göre de; davacı vekilinin yükümlülüklerinin, ara kararda HUMK'nun 163. maddesinde öngörülen açıklıkta belirtilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy