(818 S. K. m. 61)
Dava: Davacı, 6.787.788.099 liranın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Sosyal Sigortalar Kurumu davalıya bağlanan yaşlılık aylığının, Sadık isimli sigortalının hizmetleri ile emekli olduğu anlaşıldığından iptal edildiğini, kendisine 01.01.1995 - 21.07.2002 tarihleri arasında ödenen 6.787.788.099 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar vermiştir. Ancak, davalı ile aynı köylü İsmail'in Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğüne yaptığı ihbar ile Sadık'ın Kurum memurlarına rüşvet vererek, Sadık isimli sigortalının çalışmalarını kendi dosyasına aktararak haksız yere aylık bağlattığını söylemesi üzerine, Sosyal Sigortalar Kurumunun yaptığı tahkikat sonucunda; 01.01.1995 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanma koşulları bulunmadığından iptaline karar verilmiştir. Her ne kadar, davalı sigortalı çalışmaya 10.10.1969 tarihinde başlamış ise de, 576 gün prim ödemiş, 600 gün askerlik borçlanması yapmıştır. Bu kadar sigortalı çalışması bulunan bir kişinin yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunmaması gerekirdi. Davalının bu nedenle iyi niyetli olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Borçlar Kanununun 61. maddesi gereğince, Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisap eden kimse, onu iadeye mecburdur.... Kişi, kusurlu davranışının sonuçlarına katlanmak zorundadır.
İki Sigortalının dosyalarındaki karışıklıktan istifade eden kişinin iyi niyetli olduğundan bahsedilemez. Bu konuda, Kurumu kusurlu sayan davalıyı iyi niyetli kabul eden mahkeme kararı isabetli görülmemiştir.
İş bu maddi ve hukuki olgular yeterince değerlendirilmeden davanın kabulü yerine reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy