(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, tahsis işleminin düzeltilerek eksik bağlanan yaşlılık aylığı farklarının 01.03.1994 tarihinden geçerli olarak ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ö. Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, Bağ-Kur hizmetinin 10 yıl 1 gün olduğunun tespiti ile 2829 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından bu sürenin esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanması gerekirken Bağ-Kur tarafından hizmetinin eksik bildirilmesi nedeniyle yaşlılık aylığının eksik oranda bağlandığından bahisle tahsis işleminin düzeltilmesi ile ilk aylık bağlama tarihinden geçerli olmak üzere fark aylıkların faizi ile tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, Bağ-Kur hizmet süresinin ayrı bir dava ile tespiti gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava her ne kadar sonuç olarak alacak talebini de içermekte ise de, öncelikle aylık bağlama kararında eksik görünen sürelerde sigortalı olduğunun tespiti talep edilmektedir. Davanın asıl niteliği hizmet tespiti davasıdır.
Zira davalı Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından 2829 sayılı Kanun uyarınca Bağ-Kur'a bildirilen 3200 günlük çalışmanın tamamının değil 2838 günlük çalışmanın aylığa esas alınması nedeni ile aylığın eksik bağlandığı iddia edilmektedir.
Mahkemece, öncelikle aylık bağlama işlemi sırasında Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından kabul edilmeyen 1991 ve 1993 yılına ilişkin çalışma iddiası nedeni ile bu dönemler için prim ödemesi olup olmadığı araştırılmalıdır. İptal edilen dönemde prim ödemesinin olmaması halinde bu süreler için davanın hizmet tespiti davası niteliğinde olduğunun gözetilerek söz konusu dönemler için bu dönem işverenlerinin usulüne uygun olarak davaya dahil edilmesi ve 506 sayılı Kanun 79. madde uyarınca hizmet akdine dayalı çalışmanın kanıtlanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizdir.
Yapılacak araştırma ile hizmet tespitine karar verilmesi halinde, bu husus kesinleştikten sonra, davacıya aylık bağlama şartlarının araştırılması gerektiği de gözetilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy